Beyza'yla Nazlı'nın anormal konuşmaları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Beyza'yla Nazlı'nın anormal konuşmaları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Şubat 2014 Cumartesi

TÜKENMİŞLİK SENDROMU

Yazı yayınlandıktan sonra eklenen resim.
-Aslında şimdi yayın yazasım var.
-Benim de.
-Yazcak bi şey yok.
-Bende de.
-Ben aslında üşeniyorum.
-Ya sen yaz abi ben yaza yaza tükendim Serdar Ortaç misali kendimi üç yayındır tekrar ediyorum.
-Bende bi şey yok yatıp kalkıyorum sadece. Bende Özledim'in finalini yazıyım istersen.
-Neden yazasın? Bu arada neden One Direction eskisi kadar revaçta değil?
-Bu seni neden ilgilendiriyo?
-Şu an tükenmişlik sendromu mu yaşıyoruz?
-Sen napıyosun orda?
-Face kamerasını kullanarak saçımı düzleştiriyorum, ya sen?
-Allah belanı versin Beyza! Ama güzel fikir. Ayna icat edilmeseydi bu kullanılırdı ha.
-Kesinlikle, ama arkadaşın görüntülü arayınca bırakmak ve onunla konuşmak zorunda kalıyosun orası kötü.
-Sen ona da bi çözüm bulursun ehehehebiyahahdeayaalaaha.
-Ne dedin anlamadım?
-Gülüyodum bi şey söylemiş gibi oldu.
-Neyse bence camdan atlayalım.
-Hayır ya, senin camdan atlayınca bi bok olmuyo, ayaklarımız yere değiyo daha atlamadan.
-Yaşlandın Nazlı.

Beyza&Nazlı

23 Ocak 2014 Perşembe

KOVALAYAN KÖPEK

Nazlı: O kitapçıyı sevmiyorum ben ya ordaki kadına gıcık oluyorum ben. Ya, niye hep kitapçılar kadın oluyo?
Beyza: Yok, benim gittiğim değil, hatta daha fazla para kazanmak için kızlarla hep kültürel sohbetlere giriyo, ay bebitom yerim yaaa ahhaha.
Nazlı: Ay tatlıdır da o şimdi, nerde ki o kitapçı?
Beyza: Bak şimdi hani bi tane yol var ya, hani yolun kaldırımı var ya, kaldırımda bi ışık var, ışığı tanırsın zaten yanında ağaç var, işte o ağacın yanında bi köşe var, köşeden döndükten sonra köpek var bi tane kovalıyo hep, hatırladın mı, hatırladın mıı?
Nazlı: O kadar muhteşem bi yol tarifi yaptın ki, bi yol bi köşe bi köpek falan, algılamam biraz uzun sürcek bekle.
Beyza: Tamam.

19 Ocak 2014 Pazar

TUTAMAÇLI KAÇIŞ

Yer: BİM
Nazlı: UYKUSUZ HER GECE, BU SOĞUK KAHVEDE, SABAHLARIM BAZEN GÜNLERCE, RÜYALARIMA GELME DİYEEEE!!
Beyza: Ahhahahahhhahahadahaaaa (Yazıldığı şekilde okunur)
BİM'deki Çocuk-1: Kankiiiii! Aynı senin gibi bu kız haaa, hayvan gibi gülüyoooo!!
Beyza:Oha, nası yaaa?
BİM'deki Çocuk-2: Abartma lan! Ben öyle miyinnn?
Nazlı: Ehüheüheüheüüehüe (Yine yazıldığı şekilde)
BİM'deki Çocuk-1: Tövbeee.
Nazlı: Lan siktir git!
Kasiyer: 6 lira 75 kuruş.
Nazlı: Siktin kızı gözünle. Pıçaklarım baak!! Lan o benim sevgilim! Ehüheheü
BİM'deki Çocuk-1: Pıçaklar abi hayvan gibi gülüyo.
Beyza: Olum bi gidin uzakta yaşayın ya. Aşkım gidiyoruz. (Nazlı'nın elinden tutup kapıya sürükler. Cipsleri almayı unutmadan tabii..)
BİM'deki Çocuk-1: (Yine) Tövbeee.
Nazlı: (Dışarı çıktıktan sonra) Çıkarken sana mı çarptı o?! Bilerek çarptı o valla, bak ben dedim sana kesiyo seni diye. Sakalımız yok ki sözümüz dinlensin hıamına. Ya! Çok sinirlendim! Geri dönelim dövücez!
Beyza: Allah aşkına manyak mısın sen yaaaa?!

Yer: Parkta spor yapan teyzelerin yanı.
Nazlı: O değil de, şimdi kaçsak nolur ki?
Beyza: Bi bok olmaz.
Nazlı: Neden kaçmıyoz?
Beyza: Paramız yok.
Nazlı: Nası yok ya, koskocaman beş lira tutuyorum elimde. Yetmez mi ya bira almaya. Ehühehü.
Beyza: Gece buraya gelenlerden alırız birayı. Olmadı kola alırız, Tuğba sana alkolsüz bira yapımını öğretmişti bi ara ehehehehehee.
Nazlı: Hahaaay çok malız biz, sana da hazır puding alırız Hakmar'dan. Oldu bitti işte. 
Beyza: Yarın karnımızı doyurmak için ne yapmayı düşünüyosun jınımm?
Nazlı: Sizin evin ordaki kömürlük şeysinde arkadaşlar vardı hani geçen sefer konuşmuştuk onlar vermez mi ki para yemek falan??
Spor yapan ablalardan biri: Bu gün erkencisiniz, genelde akşam çekmiyo muydunuz siz?
Beyza: Hee abla akşam çekiyoduk da değişiklik olsun dedik işte. Akşam bi işim var benim..
(Abla koşarak uzaklaşır)
Nazlı: Abla çok pis gömdü seni yalnız, sen onun seni gömdüğü kadar gömemedin onu. Neyse, sonra kaçarız canım. Şimdi annem mesaj attı, evin anahtarını almaya gidicekmişiz, sonra geri gelirmişiz. 

Yer: Nazlıların binasının önü
(Annesi Nazlı'ya anahtarını verir.)
Nazlı: Anne biz kaçıyoruz.
Annesi: Ne kaçması, hava soğuk, üşütceksiniz sonra.

Yer: Nazlı'nın odası
Nazlı: (Yandaki karikatürü Beyza'ya gösterir.)
Beyza: Enee tutamaçlı karikatür. Yerim yaa. Bu akşam ölürüm, beni kimse tutamaç, sen beni tutamaçsın yıldızlar tutamaç, bi uçurum gibi düşerim gözlerinden, gözlerin beni tutamaaaç..
Nazlı: Beyza git az ilerde yaşa yada öl sen yaa. Tutamaçlı karikatürü mahvettin!! Okumuyorum bi daha al hevesim kaçtı...
Beyza: Uf tamam sustum ben.

Yer: Nazlı'nın odası
Nazlı: Hadi yaa mesaj att.
Beyza: Atim mi cidden. 
Nazlı: At ya nolcaak. Sanki dünyanın sonu yani. Hadi at mesaj.
Beyza: Atıyorum o zamaaan, ne yazcam ?
Nazlı: İşte az önce söylediklerimi güzel bi cümle haline getirip yaz sen.
Beyza: Attım!!
Nazlı: Oha attın ohaaa. İnanmıyorum sana. Atmasamıydık acaba. Ay çok heycanlı. Ne attın ki şimdi ? Ayy atmasaydık keşkee. Ay cevap verene kadar ölürüm ben. Attık artık boşver..

Beyza&Nazlı

22 Ekim 2013 Salı

BURALARDA BİR BEYZA VARDI HATIRLARSANIZ


Efendim yaklaşık bir iki yüz yıldır - belki iki yüz yıl değildir ama bana beş altı gün o kadar uzun geldi- yayın giremiyor isem ya da siz  yorumlarda saçmalayan bir Beyza göremiyor iseniz -bilmem fark ettiniz mi ama- bilgisayarımın köyde kaldığındandır. Ki bilmeyenler için evlat acısından beter bir olay bilgisayarını köyde unutmak.

Tabi geldi geçti, babama "Bilgisayarımı getirmiyorsan kendini de getirme baba eve." ve "Ya baba işte İstanbul'a gelirken kullandığın yolun üstünde değil mi ya?" şeklinde gösterdiğim tepkiler, babamın  "Coğrafya çalış lan azıcık, ne diye gönderiyoruz biz seni o okula ?!"  gibi geri bildirimleri; benim onu coğrafyamın çok iyi ve köyün yolunun üstünde olduğuna inandırma çabalarım, hiçbirinin işe yaramaması sonucunda annemi işin içine kattım ve tabi ki babam bilgisayarımı getirmek zorunda kaldı.

Aslında bayramın üçüncü gününden önce yani bilgisayarımı köyde bırakma hatasını yaptığım günden önce yayın yazsaydım anlatacağım çok şey vardı. Fakat şimdi Nazlı ile beraber babamın kestanelerini sömürmemizi, Emirhan ve Yusuf yanımıza geldiğinde "Kestane kalmadı beyler, Nazlı hepsini sömürdü." dememi, Emirhan'ın evine Emirhan yokken gidip bilgisayarı istila etmemizi ve Emirhan'ın biz onların evindeyken gidip annemden babamın kestanelerini istemesi ve şu 'babamın kestaneleri' olayını gereksiz bir biçimde uzatmamızı zira bunun çok eğlenceli olmasını, o günkü "Tek başına olmaz" saçmalığından dolayı ebeveynlerimden Nazlı'ya sitem ile bahsetmem ve Mert'in "Sakin ol Beyza, ağır bir ergenlik atlatıyosun." deyip kahkaha atması sonucunda ortamda ona da meşhur ani çıkışlarımdan birini yapacağımı sanılması ama sadece "Olum bu gün ergenus mode:on oldum lan." dememi, sonra da "Dün böyle değildim ben." ile sesli bir şekilde ani çıkışımı yapmamı (yani ani çıkışlarımın en büyük özelliği beklenmedik olması ise benden yapmamı bekledikleri zaman yapamazdım.) Emirhan bize sevgilisinden bahsettikten sonra "Sizinkiler?" demesi sonucunda benim "Biz Nazlı ile çıkıyoruz " dememi, akabinde gelen kahkahamızı ve sarılışımızı ayrıca o anda neden bilmem Nazlı ile kucak kucağa olmamızı, zaten girdiğimiz her ortamda tuhaf bir şekilde eş cinsel olduğumuzun sanılmasını -aslında tuhaf değil böyle bir algıya kapılmaları için birçok neden veriyoruz insanlara, mesela denizde yaptığımız  hareketler gibi ama onlardan şu an bahsetmek istemiyorum- ve bu durumdan en ufak bir rahatsızlık duymamamızı ya da Emirhan'a Dylan Sprouse'ın fotoğrafını gösterip "21 yaşına gelince buna benzeyeceksin." dediğimde bana "İnşallah ama sonra bana aşık olmayasın." dediğini Nazlı'ya anlattığımda tahminen üç dakika boyunca hiç konuşmayıp sadece gülmesini, ardından "Aslına bakarsan haklı çocuk." demesini, Yusufların saçma oyunlarını, Emirhan ile karşılıklı olarak birbirimize göt lakabını takmamızı ve karıştırmamak için göt çocuk-göt kız şeklinde söylememizi, Nazlı'yla neden annelerimize yalvardığımızı anlatamam çünkü bayat haber oldu.

Beyza Nur

13 Ekim 2013 Pazar

BEYZA'YI ÖVMEK YA DA ÖVMEMEK

"Evet Hakim Bey, gün boyunca evde kös kös oturdum ve Beyza hiç aklıma gelmedi.." Benden pek duyamayacağınız bir söz, Beyza'ya en çok ihtiyacım olduğum zaman ağzımdan çıkıyor. Beyza'ya ihtiyacım olduğu zamanda, demeyelim de  Beyza'ya " Yarın sabah konuşalım 1-2 gibi. Ben şimdi çıkıyorum." dedikten sonra bir de "Söz, yarın 1 gibi gelicem ." dedikten sonra ağzımdan çıkıyor. Kendi kendime gün içerisinde içinde hiç 'Beyza' kelimesi geçmeyen, küçük ama pratik düşünme yeteneği olan beynime, " Hay geri zekalı, hayvan. Yıllarca ağzından çıkmayan bu cümleyi bu gün mü çıkarttın o salak yerden ?!!??!"dedim.  Neyse , yapabileceğim bir şey olmadığı için ben de Facebook'a girdim. Tabi girdiğimde Beyza'nın beni beklerken ki çaresiz mesajlarını okudum. Yeni yazı girdiğini söylemiş. Ben ona yazmışım o da duygulanıp bana bir "Sana ihtiyacım var çünkü," yazısı yazmış. Tatlı kız. sağ olsun güldürdü de beni akşam akşam. ( Bu cümle beni biraz suçluluk duygusu hissetmem gerekmiş gibi hissettirdi. Kıza 1'de geleceği demişim. Garip bir şekilde saat 7. Akşam olmuş yani.Neyse ki bende "suçluluk duygusu" gibi bir duygu yok. Oh mis.. )
Yalnız baya baya güldürdü. Yani garip bir şekilde bilgisayarın başında kahkaha attım. Kardeşim de kafamı tutup salladı ve bana "Neye gülüyosuunn ? " dedi.
Bu " Bilgisayarın başında kahkaha atıp, insanların ilgisini kendine çekme." işini iki üç günden beri yaşıyorum ben. Yani sağ olsun Beyza bana yaşatıyor. Geçen gün konuşuyoruz ; 

Nazlı : Ben sıkıldım yağğ :(
Beyza : Sıçarım senin ağzına.
Nazlı : N'oluyor ya :D 
Beyza : Kimden sıkılıyorsun lan sen ??
Nazlı : Güldürme kanka .Yanımda insan uyuyor ben kahkaha atıyorum :D
Beyza : Sıkıntın geçti yani :D

Ya da ..
Nazlı : Ya kanka şöyle yakışıklı bir çocuk var mı ya? Biraz eğlenirim. 
Beyza : Yakışıklı çocukla eğlenilmez. 
Nazlı : Nedenmiş o :D
Beyza : Allah çarpar..

NE??ALLAH MI ÇARPAR?? BU MUDUR YANİ YAKIŞIKLI ÇOCUKLARLA İLGİLİ DÜŞÜNCEN??
Neyse bu konuya şok olmamış gibi davranmak istiyorum. Ve zaten Beyza'ya neden böyle bir soru sordum bilmiyorum. Zaten beni sonra aydınlattı kendisi ;

Nazlı : Saçmalama kanka ya :D
Beyza : Mal mısın kızım. Yakışıklı çocuk tanısam hemen çıkarım zaten sana mı söyliyicem ??
Nazlı : Haa.. Doğru.
...
Not: Ya, of ya . Bu yazıyı Beyza'yı övmek için yapmamıştım ben :( 

Dip Not : Artık o da beni övmek için yazı yazar sonra ben de onu övmek için yazarım böyle böyle gideriz...

Dibinde Dip Notu : Ya da ben ona bu övme yazısı gibi şeyi yazdıktan sonra o bana yazmaz.. Çünkü biliyorum ben ,biraz öküzdür kendisi. 

Dibinde Dip Notunun Çukura Düştüğü An : Yazı bitmiştir arkadaşlar...

Nazlıı

11 Ekim 2013 Cuma

BİZ İKİMİZ, SİZ HEPİNİZ

Nerdesin sen?

Ben nerde miyim?  Ben salondayım hani böyle içinde televizyon falan var ya, sen bilirsin o odayı.

Iyy esprilere bak. Geçen gün bizim kızlarla dışarı çıktık. Onların iletişimi nedir öyle, mani okuyup gülüyorlar. İğrenç iğrenç espriler, aklıma onları getirdin bak.

Sen zaten neden onlarla geziyosun ki dağ gibi ben varım burda. Ayrıca mani ne ya?

Ya sen Yakacık'ta mısın? Neden Yakacık'tasın ki sen?

Ben Yakacık'ta mıyım? Oha ben Yakacık'ta mıyım şu an, oturma odam Yakacık'a mı kaçmış? Ahaha ne Yakacık'ı kızım ya?!

(Burda bir sürü güler Beyzoş) Haa anladım, evdesin. Süperim dimi? :D

Of mal mısın ya sorsaydın düzgünce evdeyim derdim ki.

İlişkimizin heyecanı gitmesin diye böyle dedektifik bir şekilde sorayım dedim.

Haa anladım, ama uğraşma yaaaa, baksana Muhteşem Yüzyıl'ın bile heyecanı yokken.

Ehehe, anladım ben seni, sen evde oturmuş, Muhteşem Yüzyıl izliyosun.

Alla alla, ciddi misin sen? Bu kafayı tam olarak ne yapıyor Beyza, bana da söylesene lütfen.

Allah vergisi bişiy.
---

Konudan bağımsız bişey :Nazlı yapma herkesi gömüyorsun sen :D

Pişt: Dedektifik diye bir kelime muhtemelen yok.

Beyza Nur

5 Ekim 2013 Cumartesi

NAZLISIZLIKTAN

Ya ben yemin ediyorum bak şu Nazlı ile beyinlerimiz aynı çalışıyor. Hayır yani böyle bir şey yok. Allah'ım bir insan düşündüğüm her şeyi kelimesi kelimesine söyleyebilir mi?

Şimdi ben geçen gün can sıkıntısından "Nazlı ile Saçmalamaca" oynuyordum. Bu en sık oynadığım oyunlardan biridir. Oyunun ne olduğu hakkında kısa bir bilgi vereyim: Okullar sağ olsun uzun zamandır yüz yüze görüşemediğiniz bir zamanda Nazlı'nıza uzun bir mesaj yazarsınız. İçeriğinin çok saçma olması lazımdır ve karşınızdaki Nazlı'dan bu saçma içerikli uzun iletiye mantıklı tek bir cümle ile karşılık vermesini beklersiniz.

Nazlı'ya bu uzun ve saçma mesajlardan birini gönderdim. Mesaj İngilizce zira annesi öyle tembihledi geçenlerde. Maksat Nazlı'nın İngilizcesi gelişsin. (Hayır aslında sadece çevirmek için uğraşsın diye yani tamamen gıcıklığım ile alakalı.) İşte süper saçma mesajın altına da "İnşallah mesajlarımızı okuyan biri İngilizce bilmiyordur. Yani belki o zaman rezil olmam." diye ekleyiverdim. Ondan sonra da içimden "Hoş zaten sen de bilmiyorsun." yazmak çok geldi. Ama dedim kızı gece gece gömmeye gerek yok, kendim çok iyi bilirmiş gibi falan. Olmaz yani. Ben böyle düşündüm amma ve lakin Nazlı'nın tek cümlelik mantıklı cevabı şu: "Ben okuyorum ve bilmiyorum yetmez mi?" Yani yeter ki bebeğim, biz zaten süperiz, İngilizcemiz kötü olsa da olur bizim. Ve ayrıca bu zamana kadar verdiği en kısa ama mantıklı cevap buydu yani, bir kere ben de düşünmüştüm.

Geçenlerde de Nazlı bizdeyken Tuğba da gelmişti. Kız bizimle konuşuyor, biz aynı anda cevap veriyoruz kıza. Bu üç dört kere olmuş olacak ki, kız yüksek bir ses tonu ile "Bu bana özel bir şey mi yoksa siz hep böyle aynı anda mı konuşuyorsunuz?!" dedi, biz de üstüne aynı anda "Yok canım yaaa!" yaptık. Olmadı tabi.

Ya gerçekten beraber geçirdiğimiz korkutucu bir zaman yok. Yani yapışık ikiz gibi değiliz. Her gün konuşuruz ama haftada bir görüşürüz, öyle yani. Ama bu aynı anda konuşmalar, birbirimizin cümlelerini tamamlamalar nereden geliyor ben onu çözebilmiş değilim. Her beraber takılan insanlarda böyle tepkimeler gözükse idi, sevgililer tek bir sesten konuşurdu. Süperiz lan biz, okuyorsun dimi Nazlı?

"Ben sen gelmeden önce depresyona girmiştim Beyza. Hatta sana depresyonda olduğumu anlatmak için camın kenarında iki saattir 'Depresyondayım, camdan bakıyorum.' duruşu çalışıyordum. Niye kapıdan gelir gelmez bir takım beni güldürme çabaları içerisine giriyorsun sen ki şimdi? Gülmeyecektim ben. Pratik yaptım lan o kadar!"

"Bir de dövseydin Nazlı! Oha ama yani olmaz ki bu kadar da! Espri yapmak da mı suç?! Neyse yani neyin var?"

"Çocuk dolu ev işte. Öyle. Bu gün Melih'i gördüm. İşte o da dedi ki 'sen neden depresyondasın?' Sonra bana sarıldı. Ağladık."

"Ohaaa! Cidden mi?"

"Ya bir git allasen ya! Hehe gerçekten. Ağız tadıyla depresyona bile giremiyorum."

"Gitmiyorum lan! Ben senden daha fazla bu evin kızı sayılırım. Bu evde senden çok vakit geçiriyorum tamam mı?"
Mesela bu şeker Sprouse ikizleri de aynı anda konuşuyorlar bazen ama
 onlar gerçek ikiz. Ayrıca onlar erkek biz kızız ve onlar daha şekerler.

O değil de kendimi tuhaf hissediyorum. Bunlar hep Nazlısızlıktan.

Beyza

15 Eylül 2013 Pazar

Son İki Gündür Çok Değiştim...

Ben, bu sıralar ben değilim galiba. Yani ben olmaya çalışıyorum ama olamıyorum. Bunun nedeni de kaç aydan beri (Dünden beri ama bana aylar gibi geldi.) iletişime geçemediğim Beyza. Evet o !!
Çünkü bildiğiniz üzere ben onunla iletişime geçemeyince sapıtan bir insanım. Evet, bazı inanlardan farklıyım, hatta ne bazısı çoğu insanda farklıyım. Aslında ben, insan dışı bir varlığım. Bunu da biraz mantık düşününce anlayabiliyoruz. Kim Beyza olmadan yaşayamaz ki!! (Ve çok güzelim.Yani insanların güzel diyebileceği dereceden daha güzel. Bu da bir neden tabi ...)

Beyza olmadan olmazdım ben bence. Yani o olmazsa saçma sapan hareketlerimi başkaları üzerinde gerçekleştiriyorum. Tabi bu onlar için pek hoş bir durum olmuyor. Yani Beyza'nın aptallıkları benim, benim aptallıklarım da onunla güzel oluyor. Çünkü diğer insanlar aptal değil...Böyle söyleyince acımasızca oldu ama doğru.

Geçen gün  Beyza'yla konuşuyorduk. Beyza'ya evlenme teklifi ettim (-mişim) O da kabul etti . Allah için yazıyorum konuşmayı bir bakın ya ;

Konuşuruz ve Beyza yine geç cevap verir..
Nazlı : Cevap :(
Beyza : Evet , cevabım evet. Seninle evlenirim Nazlı :D
Nazlı :Holleyy :D Hadi planlamalara başlayalım. Ben kır düğünü istiyorum. Ama böyle yabancıların yaptığı gibi :D Kardeşim koluma falan girer , hani erkek kardeş giriyor ya :p
Beyza : Olur sevgilim.
Nazlı : Ama kardeşim biraz kısa değil mi ? Ben sürünerek gelirim o halde :D
Beyza :Yani öyle olur. Bu arada ben havuz başı kır düğünü olsun diyorum .
Nazlı : Olur.. Ahh Ahh..Keşke hemen olsa düğün. Bir ay nasıl geçecek şimdi :D
Beyza : Beni istemeye gel. Ama hemen gel. .Zira hamileyim. Karnım büyümeden evlenmeliyiz..
Nazlı : Haa. Bu çocuk benden değil...
Beyza : Hayır . Bu bebek senin..
Nazlı : Olamaz... Ben kaçacağım, başka bir ülkeye. başkasıyla evlenip çocuğu ona kakalayacaksın sende..Ama hep mutsuz olacaksın.
Beyza : Bana bunu neden yapıyorsun sevgilim?
Nazlı : Çünkü .. çünkü.. çünkü ben bir OROSPUYUM!!!1!!!1!

Evet. Orospu olduğumu Beyza'yla tatile gittiğimizde Beyza'nın yolda yürürken OROSPU NAZLI!! diyerek herkese benim kısa bir özetimi yaptıktan sonra bende burada ne mal olduğumu söylüyorum. Beyza'nın yaptığı kadar çarpıcı olmadı ama.. Yani Beyza olduğunda orada baya bir erkek çocuk ve yaşlı adam kitlesi vardı ve hepsi bana gerçekten orospuymuşum gibi bakmıştı. Ben de Olsun alışığız zaten.  diyerek oradan hızlıca uzaklaştırmıştım. Sonra şanslıymışız ki bizi o aile tatil köyü olarak adlandırdığım yerden kovmadılar. Kovsalarmış daha iyi olurmuş ama .. (Neyse. O akşam yaptığımız her hareket bu hareketin saçmalığından daha fazla saçmaydı.)

Konuyu daha fazla uzatmadan konuma dönmek ve başka konulara girmemek istiyorum.O yüzden Beyza'ya buradan bir seslenme; Beyza lütfen bir daha tek iletişim kaynağımız olan facebook'a  girdiğinde beni bekle. Ya da o kadar mesaj atma. Hangi birine yetişeyim bilemiyorum.

Not : Son iki gündür çok değiştim. Beni görürsen tanımayabilirsin...

Nazlıı

22 Ağustos 2013 Perşembe

Beyza'yla Can'ın Anormal Konuşmaları Vol: 2465692..

İlk olarak. Başlığı yazarken kendime "Can" dedim. Beyza bana "Can" dediğinde, çok da garip gelmiyordu,
ama bir insan kendine başka bir isimle hitap ettiğinde garip geliyor. Neyse, garipliklere alışık bir insanım. Alışık olmasaydım  şu an burada olmazdım. İntihar falan etmiş olurdum..
Garipliklere alışık olduğumu söyledim. Bu da ,Beyza gibi bir arkadaş ile arkadaşlık kurmamın nedenini açıklıyor.Yani estağfurullah Beyza'ya bir lafım yok. Sadece Beyza ve Nazlı ikilisine bir lafım var. O da sayılır.. Çok ta yok aslında.
Kabul ediyorum. Fazlasıyla anormalim. Ama tek başıma değil , Beyza'yla birlikte anormalim. Nereden mi çıktı? Ahan da buradan. Facebook'ta konuşuyoruz;

Beyza: ...
Nazlı: Gittin mi? :(  Bana hızlı tepki ver..
Beyza :  . (Nokta atıyo)
Nazlı : O ne lan. Böyle cevap vereceksen hiç verme :D
Beyza : . (Yine nokta atıyo)
            . (Noktaya devam)
            . (Nokta)
Nazlı: Tamam . Artık eski haline dönebilirsin :d
Beyza : . (Bu da nokta)
Nazlı : Beyza eski haline dön. Yoksa senin yanına gelir ve kemiklerini kırarım. Sonra derini yüzer ve oradan kırık kemiği çıkartırım. Sonra çıkarttığım kemiği bir yere gömerim. Bir yıl sonra da senden her gün küçük küçük kesip buzdolabında sakladığım parçaları kemiği gömdüğüm yere gömerim..
Şimdi, bana düzgü bir cevap ver..
... (Burda susuyo)
Orada mısın :(

.. Lan ne orada olacak be. Kızı iki dakikada öldürmüşsün hayvan. Bir cevap vermedi diye ağzına sıçmadığın kalmış..

Neyse ki Beyza öyle bir insan değil. O yüzden oradaydı ve normal konuşmamıza devam ettik. Bilmiyorum kız sanki yazdıklarımı okumamış gibi bunları konuşmadan önceki konu hakkında konuşmaya başladı. Bence Beyza da olmasa beni tımarhaneye kapatırlar. Ya da kimseye belli etmeden psikopatlığımı içimde saklarım ve büyür.. En sonunda da bir seri katil olurum. Büyümeden de olacakmışım gibi gözüküyor ama..

Not: Bakıyorum da .. Anormal olan sadece benim galiba burada. Öyle mi ? Yok yok ,hiç sanmıyorum.Öyle olsa Beyza'da hiçbir şey yokmuş gibi davranmaz. Herhalde...

Dip Not : Neyse , tek başıma anormal olsam da bir şey değişmez. Yani anormal olmak da güzel :)

Nazlıı