26 Aralık 2012 Çarşamba

Nefes alamıyor; yerimde duramıyorum.Yokluğun beni kahrediyor; hayattan tat alamıyorum.Her şeyden herkesten nefret ettiğimi düşünüyorum bir an da olsa...Sanki herkes, her şey üstüme geliyor, insanlar bana suçluymuşum, ya da düşmanlarıymışım gibi davranıyorlar.Dışlandığımı hissediyorum.Sanki gün geçtikçe yok oluyorum; birilerinin hayatından siliniyorum.Kendimi çok kötü biriymiş gibi hissediyorum.Durup acaba suçlu muyum diye saf saf düşünüyorum...


Kalbim acıyor, gün geçtikçe biraz daha...Biraz daha ölüyorum.İçimden bir parça kopuyor.Acı çekiyorum.Bilemiyorum, sanırım özlemek bana yakışmıyor; altından kalkamıyorum.
Unut diyorlar, mümkünmüş gibi...Yaşananlar bir anda silinebilirmiş, geçmiş hiçe sayılabilirmiş gibi konuşuyorlar.Hepsinin dilinde bir kelime 'unut'; unutayım unutayım da dile kolay kalbe kolay mı?Unut deyince unutuluyorsa ne alââ kimler geldi geçti hayatımdan hepsinin izi gitti...Kalmadı hiçbirinden eser...

İki kişiyi çok sevdim.İlki çok acıttı canımı, resmen bir depremdi hayatımda; derin hasarlar bıraktı ama zamanla iyileşti.O enkazdan diğeri çekip çıkardı beni; farkında bile olmadan, hiç sevmeden...
Acı çektim, evet, ama zamanla geçti.Yeniden; hatta belki de ilk kez aşık olmuştum.Uzatmaya gerek yok bu da bitti işte.Hep biter; her zaman birileri gider zaten.

Yeni başlangıçlar yapmak istedim. İmkansızmış  keşfettim. İmkansızı başarmak istedim ama ne fayda...Şimdi sadece kendim de dahil herkesten nefret ediyorum.Aldatılmış, yok edilmiş hissediyorum.Bir daha ona yazmayacağıma dair kendime sürekli söz veriyorum.Sabrettim; çok sabrettim.Sonunda her şey de dahil sen de felaketimdin. 

Akşam oluyor , yatağıma giriyorum, yorganı üstüme çekiyorum ya hani ; sola dönüp boş duvara baktığım zaman, hala birilerinin eksik olduğunu anlıyorum. Hala tam olmadığımı, diğer yarımın kayıp olduğunu anlıyorum. Ve sen, kuramadığım kelimelerimin tamamı , oralarda bir yerdesin biliyorum.Ve sonra dudaklarımdan bir iki kelime dökülüyor...Dışa vuramıyorum.Vazgeçiyorum.

Selen Yağcı



25 Aralık 2012 Salı

Selen'in Açılış Konuşması: Ben Yazdım :) Çok Mu Saçmaladım Ne? Kendime Not: Bir Başlık Bu Kadar Uzun Olmaz. Tamam Sustum.


Mutluyum!

Neden mutlusun, diyeceksiniz şimdi; size ne kardeşim!

Şaka şaka. Bakın o kadar mutluyum ki şaka bile yapıyorum. Genelde pek şaka yapmam, sadece uzun uzun gülerim.

"Gülmek " konusu benim aklımı çok kurcalıyor ama. Yani biri diyor ki " Ahhy ne güzel gülüyosun sen öyle." Aslında bunu biri değil, herkes söylüyor. Ama ben şu an yine saçmalamaya başladım. "Gülmek iyidir, ömrü uzatır." ve "Çok gülenlerin gözleri çok kırışır." gibi iki farklı yorumu var Türk halkımın. Cansınız yaaa :) Anlamadığım nokta şu: erkenden yaşlanıp, kırışık gözlerle 200 yıl yaşıyor muyuz? Ne, o kadar uzatmıyor mu? Ee o zaman almayayım, kırışıksız gözlerimle gayet de mutluyuz biz.

Neyse, konudan resmen U dönüşü yaptım. Mutluyum! Konu budur. Bitti!

Tamam hadi, daha fazla uzatmayayım. Asla dedikodu yapmayan (!) arkadaşlarım merakla bekliyor çünkü. "Ooo, Beyza! Manita mı yaptın kız yoksa ?  Hadi hadi." falan diyorlar şu an kendi kendilerine. Onlara üzülerek şu haberi veriyorum: Yok öle bi'şey!

Müjdemi isterim, nur topu gibi bir ikinci blog yazarımız oldu.

Selen, vakti zamanında çantasında biber gazı taşımış olan, facebook durumuna güzel sözlerini internetten bulmak yerine kendisi yazan; imla kurallarına uyduğunu beyan etmesine rağmen demin okuduğum yazısından ona yakın imla hatası çıkardığım, çok şeker bir hatundur :)

İyi yazar, beraber iyi yazarız -yani öyle umut ediyoruz-

Beraber yaptığımız her şeyin  altından başarı ile çıktığımız için beraber de yazarız diye düşündük. İnşallah yaparız.

Beyza Nur

Kafaya Uçan Sezai Hoca Kalemi


Bu gün tarih dersinde Sedef  ile beraber oturuyorduk. Mutlu'nun  proje ödevini çaldık. Ve aslında biz o ödevi Mutlu ile ortak yapmıştık. Ama " Mutlu nasıl kaybedersin yaaa, seni öldürürüm, çabuk bul!" demek ve onun "Sedef, sen aldın biliyorum." bakışlarını görmek gerçekten eğlenceliydi.

Teşekkürler kanka, hiç gülesimiz yoktu valla. Allah'tan hiç gülesimiz yokmuş, bi' susmak bilemedik!

O kadar çok gülmüşüz ki hoca kafamıza tahta kalemi fırlattı. İşte oturduğumuz yer ve öğretmenin oturduğu yerin kaba taslak çizimi:


Bu da kalemimizin izlediği yol arkadaşlar:



Tam on ikiden isabet ettirdiniz hocam. Kırk yıllık nişancılar tanıyorum, sizin kadar güzel isabet ettiremiyorlar hocam. Ama ellerinize sağlık, ders boyunca bir daha ağzımızı açmadık.

Sedefceğiz gidip kalemi geri verdi. Eee, benim kafam o kadar acıdı, o da bi' zahmet artık kalemi geri versin canım!

Yav  Sedef, kitabımı karalayıp durma kızım sende.

İşte  bu da "Kafaya Uçan Sezai Hoca Kalemi" nin hikayesi.

Beyza Nur 

20 Aralık 2012 Perşembe

KAR YAĞIYOR!!!



Annem kar falan dinlemez. "Dershaneye gideceksin." der. ;O yüzden gidecek miyim, diye hiç sormuyorum bile. AMA ben gitmem. Uykuya dalarım, soğuktan uykuya dalmış numarası yaparım ama bu gün dershaneye gitmem. Mesele kar yağması değil, 21 ARALIK! Kıyametimsi konularla hiç alakam yok, 21 Aralık'ta ödevim verilecek yaaa. Onu yetiştirmem lazım. Hala bu yazıyı neden yazıyorum, bilmiyorum. Neyse, gidiyim de uyuyomuş gibi yapayım bari.

Beyza Nur (Zaten Can kendi blogunu kurdu: Ekose Gömlek :) Bakarsınız :)

19 Aralık 2012 Çarşamba

YAPMAM GEREKENLER


1- Artık saat gece on ikide ödev yapmaktan vazgeçmeliyim.

2-Altıda kalkmam gereken günlerde -ki hafta içi her gün- hem birde yatağa girip, hem de kırk beş dakika boyunca müzik dinlerken gözümü bir noktaya odaklayıp, takılıp kalmamalıyım.

3- Artık dersi dinlerken dalmamalıyım. Çöp kutusuna boş boş bakmamalıyım. Öğretmenimin "Anladınız mı?" sorusuyla kendime gelip, "Hocam, tekrar anlatır mısınız?" dememeliyim. Yormamalıyım kimseyi. Dalıyorsam da adam akıllı dalmalıyım. Öğretmenime belli etmemeliyim. Annemi falan aratmamalıyım.

4- Arkadaşlarımla konuşurken onları dinliyormuş gibi yapıp proje ödevimi düşünmemeliyim.

5- Proje ödevimi yaparken de "O kız bana ne demişti acaba?" diye düşünmemeliyim.

6- Yazılıya ikiye kadar çalışıp, dört saat uyumanın verdiği uykusuzluk hissiyle sınava girip, şıkları yanlış işaretlememeliyim.

7- Sirkelenmeliyim. Aşık olmadan aşık Leyla moduna geçmemeliyim. Kendime gelmeliyim.


Beyza Nur 

14 Aralık 2012 Cuma

Belki De Değişmeyecekti, Ama Hep Düşündüm Değişeceğini...


Yarını öğrenmek istemezdim.

Geleceğimi bilmek gibi bir imkanım olsa, istemezdim. En azından istemeyeceğimi düşünüyorum. Ki kendimi de en iyi ben tanırım; evet ya, istemezdim.

Yaşıtlarıma göre çok daha büyük bir hayal gücüm olduğu kanısına vardım. Nereden mi vardım? Çevremdekilerle konuşurken işte... Zaten hep çevreden kapıyorum, jetonu çevre düşürüyor. Anlatsam mı bilemedim şimdi...

Buradayım, şu an bu bloga bir yayın giriyorum. Yaptığım eylem bu yani. Sonra beynim planlıyor, iki satır sonra şunu şunu yazacaksın, sonunu şöyle bağlayacaksın, falan filan... 

Ya da yaşadığım herhangi bir anda, başka bir anı düşünmek gereği duyuyorum. Hayal etmekten öteye geçtiğim oluyor zaman zaman, ama biz hayal etmek diyelim buna.  Yaptığım eylemin sonucunu düşünüyorum. İstediğim şekilde düşünüyorum. Orada -hayal dünyamda- her şey istediğim şekilde oluyor, istemim dışında hiçbir şey olmuyor. Toz  pembe olmuyor hep tabi, gerçekçilik de katıyorum ara sıra.  Çoğunlukla iyi şeyler oluyor ama. Kötü olayların da sonu güzel oluyor.

İşte ben bu yüzden yarını öğrenmek istemezdim.

Yarın ne olacağını bilmiş olsam, bu güne bu kadar heyecanla bağlanamazdım. Yazacağım bu yazının bu sefer gerçekten adam akıllı bir yazı olacağını düşünemezdim. Sevemezdim hiçbir şeyi.

Çünkü hep yaptığım eylemin sonucunun güzel olacağını düşünerek yaşadım ben...

Çünkü hep hayal kurdum. Hep sevdim bir sonraki cümlemi düşünmeyi... Ben alıştım umutlu olmaya. Ben alıştım o notu asla alamayacağımı bildiğim halde o sınava çalışmaya. Alıştım asla dememeye. Çünkü ben alıştım denemeye. Hep umut bağladım en olmayacak şeylere bile. Bu sayede asla pişman olmadım. Ve bu sayede yazdığım her şeyin bir fark yaratabileceğine inandım.

Çünkü ben attığım her çığlığın duyulmasını istedim hep. Ve ben hak ettim sesimin duyulmasını. Bu yazıyı yazarken bile birilerinin sesimi duyacağını biliyorum.  Ben kurduğum en gereksiz cümle için bile bunu düşünebilirim.

Bana hiç neden sorulmasını sevemedim. Çünkü ben nedensiz yaptım bazı şeyleri. Sonucunun güzel olacağını umut ettim sadece.

Bana yarını söylerseniz, asla umut edemem. Umutsa benim her şeyim.

Beyza Nur

10 Aralık 2012 Pazartesi

Beyza'ya karşı bir :D




   Yazıma şununla başlamak istiyorum BEYZA SENİN SÖYLEDİĞİN GİBİ " BURASI ÖZGÜR BİR ÜLKE LÜTFEN " BENİ DÖVME !!
    Beyza sabahtan beri konuşmuşsun ,bir susmamışsın, insanların beynini s.kmişsin.
  Şimdi başlıyım BEN MODEL HAYRANI DEĞİLİM ! tersine onlardan nefret  ediyorum. Hatta bana okuttuğun yazıyla bunu arttırdın .
  Bence o çocuk haklı (o çocuk : http://mevsimsizlik.tumblr.com/post/8267071968/at-gidelim-saki-at-copun-dibine :D )
  Tam bir eleştiri ruhu var . BUNA DEVAM ET ! (Bunu Beyza'ya söylemedim diye ağzıma sıçtı ! ve bide beni öldürmeye çalışıyor neymiş imla kurallarına  uymuşum :( bir daha uyarsam adım CAN olmasın !! HEMEN UYUCAM ! )
   Evet  eleştiri iyide olabilir kötü de . Ama bana bunu söyleyen kişi de eleştiri yapan birini kötülemeli :D .
 Bu arada asıl konu ben MODEL hayranı DEĞİLİM Beyza !! .
 Bitti :D:DD:D::D
   etiket yaptım çok uzun diyo  sıçıyım :(
Ben de etiketlerin hepsini buraya yapıştırıyım :(

hadi yemeğeeee, hurrem taşı düştü kızınnnn, MODELIST neee, Beyza'nın masa üstü arka planı MODEL, :P sıçıyım :P  ,benden nefret ediyomuş , sıçtı ağzıma ene ene saçmaladım, etikete bak , fiyata bak :D:D:D:DD,

Arkadaşlık Zor Bir Olay


Gerçekten birinin arkadaşı olmak zor. Birinin kankası olmak iki kat daha zor. Sedefin kankası olmak ise ikinin kare kökünü bulmak. 


Olay aynen şu:

Ben: Pişştt, Sedef!
Sedef: Efendim?
Ben: Elindeki kitaba bir bakim. (Kitabı inceliyorum.) Bu kitabı ödünç alabilir miyim? Yarın getiririm.
Sedef: Tamam. (Gider ve beş adım attıktan sonra geri döner.) Bak Çalış, yok kardeşim sayfaları yırttı, yok üstüne su döküldü, yok kitap elimdeyken sel oldu, yok üstüne tükürük uçtu, yok çantamdaydı çantam da sırtımdaydı, sırtımı çaldılar, beni bıraktılar, yok kitabına araba çarptı falan dinlemem. Yenisini alırsın, ona göre!
Ben: (Gülme kırizindeyim) :D




Bir de kağıdın üzerine "Mantık" yazmış. Kağıdı ortasına kadar kesip bacak yapmış. Eliyle tutup sıranın üzerinde ilerletiyor. Sonra da "Bak Çalış, mantık yürütüyorum." diyor. "Tihitihittihitihi" şeklinde - aynen böyle tihitihitihitihi diye- gülüyor. O öyle gülüce ben de gülmeye başlıyorum falan. 

Bir de bizim "Dünyanın Sonuna Doğmuşum"umuz var. sınıfta bağıra bağıra söylüyoruz beraber. Sınıf baya tepki gösteriyorlar tabi. Çok beğeniyorlar(!) Bizim şarkımız oldu artık o. Anlayacağınız ergen hal ve tavırları :) 

Eğlenceli kız, "Kafa nereye, biz oraya." diyor yani.Beraber diyoruz. Sıla'dan güzel söylüyoruz bir de (!)

Beyza Nur

2 Aralık 2012 Pazar

minnak şey seni :D




Ablamın muhabbet kuşu var . O yumurtladı . Ablamda bana verdi . çok tatlı değil mi ?   Ama benden çok korkuyor . Ben de üstüne gitmek istemiyorum . Daha uçamıyor bile her yere tosluyor . Ben de inat ettim konuşturacağım  . BEN BU KUŞU KONUŞTURURUM !! :D .                                                                Minicik yaağ :D .  

Nazlı Can

29 Kasım 2012 Perşembe

İnsanın Yalnızlıkla Kavgası


Yalnız kalmayı çok istiyorsun. "Gidin başımdan." veya "Beni yalnız bırak!" diyorsun. Seni sevenleri, sana değer verenleri çevrenden uzaklaştırıyorsun. Sonra yalnız kalıyorsun, sessiz kalıyorsun, korkuyorsun, üşüyorsun... Yalnızlığın sandığın kadar da güzel bir şey olmadığını keşfediyorsun sonra. Üzülüyorsun. Sonra, sessizliği de sandığın kadar sevmediğinin farkına varıyorsun. Ses arıyorsun, yok! Çünkü sen o sesleri kendi ellerinle kesmiştin. Sonra; ses bulmak için, kendin ses veriyorsun. Biz buna "Tükürdüğünü yalamak" diyoruz. Zaten senin de buna ne dediğimiz umurunda değil. Sadece ses bulmak istiyorsun. Fark ediyorsun ki, onları seviyorsun.

Seni sevenleri yanından kovma, bırak gürültü yapsınlar. En gereksiz cümleleri söylesinler, boş konuşsunlar. Yeter ki sana "Merhaba!" demek için yanında olsunlar. Yalnızken bunu özleyeceksin çünkü...

Beyza Nur

28 Kasım 2012 Çarşamba

Kafasına beyzbol topu yiyen kız!!



  Bu gün sınıf arkadaşım kafama beyzbol oynarmışcasına top attı - Hem de çok acıtan toplardan . zaten çok acıdı .  Of ağrıyo  SIÇ !! . gözümde aktı :(

   Ama sınıfta gülme kizine girdik . çok pis çarptı . - Bu arada bizim sınıfın adetidir okulda güleriz eve gidince ağlarız - . :D hem ağlıyor hem gülüyorum . :( karışık bir duygu :( .  gülmek- gülmek - ağlamak - ağlamak - dil çıkartmak - SIÇ !! demek - SIÇ !! demek - ağlamak :(
  Acıyor acıyor acıyor ....

Ama gerçekten ne hışımla atmışsan artık ...
kıskanmayın beni tamam mı ! bu kadar güzel olamak benim suçum deyil ! -dil çıkartmak .
 Bi de en önden atıyo. ben en arka sıradayım  :) .ilk önce masaya çarptı sonra yere sonra da sekip gözüme girdi
:D zaaa :DD D:DD:D:D: zaaaazaaazaaahahahahahzaza ne biçim güldüm anlayın !!


 BU arada resim beni anlatıyor olmalı :D


adı Nazlı olan ama bütün blog Can diye geçen kız ...

Beyza'nın en büyük sıçışı kurtulamaz



 Sevgili Beyza
Sen azına sıçılmayı hak eden bir kızsın . Bunu yapmamanı söylemiştim ama yaptın. Yani ölüm antlaşması imzalamış gibi bir şey yaptın . Herkese yap bana yapma . GÖTOŞ !!

  YANİ sonuç olarak bittin !!
  BU NE YAA :(
facebook'ta paylaşmış bi de !!
Bi de iki tane :( ıhıhııhıh ::(:((:(:(

İnsanlarda Öz Güven Seviyeleri


"Kendine dön de bir bak,bu kadar kasacak neyin var?"
 Can TEMİZ


Ben farklıyım, herkesten farklıyım; ve bu konuda şaşırtıcı derecede haklıyım. Ama bir de aynanın öteki yüzü, bardağın da boş kısmı var "sevgili ben", herkes de benden farklı o zaman. Öz güvenim taktire şayan doğrusu. Kendine güvenmek güzel bir şeydir, şayet sınırı aşılmaz ise. Nedir peki bu sınır? Sınır şu:

A)" Herkeste var, bende yok": Öz güvensizliğin dibidir. İnsan kendinden nefret eder. Kendisi olmaktan hoşnut değildir. "Herkesin gözü renksiz, benimki neden mavi?" gibi saçma cümleler kurar.Hatta daha ileri seviyede "Herkesin saçı siyah, benim gözüm neden mavi?" diyerek iyice saçmalar ve kendine verdiği değeri sıfırdan -100'e düşürür.

B)"Onun canı can, benim canım patlıcan mı?" : "Ben de en az onlar kadar değerliyim." der ama buna inanmaz, inandığını düşündüren davranışlarda da bulunmaz. Diğer bir değişle, laf vardır; icraat yoktur. Kendisi bile böyle davranırken karşısındakinden kendisine saygı duymasını ister. Öz güveni eksiktir.

C)"Ben değerliyim!" : Sınır işte budur. Kaşıyla, gözüyle bir problemi yoktur. Karşısındakinin de eleştirmesinden rahatsız olur. Birinin, kendisini diğerinden üstün görme durumundan rahatsızlık duyar. Kendini sever. Öz güveni tamdır.

D)"Ne kadar tatlıyım ben?": Kendisini çok sever, kendisine bayılır, hatta kendisine ölür. Bu sebepten "Çok tatlıyım, o zaman intihar edeyim!" tarzı cümleler kurar. Belirli bir sınıra kadar hoş karşılanabilir. "Ben herkesten değerliyim." noktasına gelince Model'den "Ego Dağları" önerilir. Sık sık öz güven patlamaları yaşar.

Can Temiz bence çok genç olmasına rağmen çok iyi bir yazar. Çok da haklı bu konuda. İnsanlar kendilerini çok da büyük görmemeli. Öz güven tabi ki olmalı, ama unutulmamalı: değer bakımından hepimiz eşitiz. Birimizin diğerine hiçbir üstünlüğü yok. Farklısın, herkesten farklısın, doğru. Herkes de sende farklı o zaman. Hepimiz değerliyiz, hepimiz özeliz.

Beyza Nur 

27 Kasım 2012 Salı

Bizim Kelimelerimiz, Bize Ait Bir Tatlılık :)



Allah’ım yaaa…Biz resmen yeni bir dil yaratıyoruz.

Olay hep şöyle oluyor:Birimiz bir uzun bir cümle kurmaya üşendiği için saçma bir kısaltma yapıyor.Tabi diğerimiz anlamıyor.Maalesef aramızda henüz öyle bir bağ gelişmedi ama üzerinde çalışıyoruz :)Ve ne oluğunu bilmediği bu kelimeyi anlamını bildiği bazı kelimelere benzetiyor ama bir anlam veremiyor ve soruyor: “Bebeğim allaşkına ....... ne demektir yaaa ?”

Tabi bir de kendimize özgü kullandığımız kelimeler var...

Bunlara birkaç örnek verecek olursak;

ANNOV'UN TARİHİ

-kanka sprouse’ların fotosunu paylaşıcam.annov büyümüş de yakışıklı olmuşlar :)
-annov??
-kanka abbov gibi bi’şey mi?
-yoo,bebeğim yaaaa çok tatlısııııın gibi bi’şey :)

VAMPİRİNK'İN TARİHİ

Bu kelime aynı zamanda blogumuzun adının esin kaynağıdır :)
Can gibi bir kankanız varsa asla şey yapmayın... Ne yapmayın? Siz en iyisi hiç konuşmayın.Değilse diliniz falan sürçerse Can onlardan hemen kelime yapıyor. 

"Saftirik Vampirin Günlüğü" demem gereken bir anda , beynim "saftirik" ve "vampirin" kelimelerini birleştirip bana  "Vampirinkin Günlüğü" dedirtmişti. Can sağ olsun, unutmadı.

APTİŞ'İN TARİHİ

Ben: ...
Can: ...
Ben: ...
Can: Aptiş :)
Ben: Kanka yine mi kelime uyduruyosun ?
       Aptiş ne yaaaa?
Can: :D
Ben: Aptiş ne aptiş ??
Can: Sennnn :))))
Ben: Bi' anlamı var mı?
       Google da yazıyo mu?
Can: Evet, aptalın kibarcası :)
       Ayrıca google da yazmaz, o bana ait bir tatlılıktır!

Bunlar sadece birkaçı, yok böyle bir yaratıcı zeka :) Bu arada günlük hayatta siz de bu kelimeleri kullanabilirsiniz. Maksat Türkçe'mize katkıda bulunmak :)


Beyza Nur

26 Kasım 2012 Pazartesi

Var Olmak...



Descartes, var olduğunu çok kısa bir cümleyle anlatabiliyor: "Düşünüyorum,öyleyse varım." Ben bunu yapamıyorum. Yapamadığım şeyler var. Kendimi eleştirebiliyorum. Demek ki yapabildiğim şeyler de var.

Herkesten olduğu gibi benden de beklenenler var. Benim kendimden beklediklerim var. Olmak istediklerim var. Olmamı istedikleri var. Hayatta benimle ilgili olan şeyler var. Benimle hiç alakası olmayan şeyler var. Ve ben bu benimle ilgili olayan şeylerden birçoğunu öğrenerek -maalesef  ki- beynimde onlara birtakım yerler verdim. Evet, bunu yaptım.

Hayatta var olduğunu bildiğim bazı şeyler var. Var olduğundan emin olamadığım soyutlukların da beynimde kapladığı bir yer  var.

Birtakım şeyler var. Ve bu birtakım şeyler ile ben arasında gerek olumlu, gerekse olumsuz ilişkiler kurulabiliyor. Demek ki ben de varım. Belki Descartes'in kurduğu cümle gibi bir cümle kuramıyorum ama ben de varlığımı anlatabiliyorum.

Evet, ben varım. Biriyim, bir varlığım. Yaptıklarımla, yapamadıklarımla, iyi ve kötü yanlarımla bir varlığım...


Beyza Nur

25 Kasım 2012 Pazar

ÖĞRETMENLER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN !

Belirgin olarak hatırladığım ilk anımın birinci sınıfta öğretmenimle tanışmam olması, başardığımı hatırladığım ilk şeyin ardından "aferin" diyen kişinin öğretmenim olması; aldığım ilk cezanın da öğretmenimden olmasının yanında birçok güzel anımı da benimle paylaşmış olması,zorlandığım her konuda öğretmenime danışabilmem, okumayı ve yazmayı bana öğretmesi, beni kollaması, beni düşünmesi, çocukluğumda ve şimdi, hayatımda belki de en sevdiğim üç kişiyi saymam gerektiğinde, yanımda, annem ve babam ile birlikte sayabileceğim bir öğretmenimin olması, bana değer vermesi, benim de ona değer vermem, beni sevmesi, benim de onu sevmem, düştüğümde annem gibi korkması, yanlış bir şey yaptığımda bana annem gibi kızarken, aslına annem gibi benim için endişelenmesi...

Sizi anlatmak istemiştim fakat hayatımdaki yerinizi anlatan hiçbir cümleyi tamamlayamadım. Hep yetersiz kalıyorlar çünkü, hep de yetersiz kalacaklar galiba... Hep doğruyu bulmama yardım ettiğiniz için teşekkürler. Öğretmenler gününüz kutlu olsun öğretmenim!

Beyza Nur

21 Kasım 2012 Çarşamba

...


Sana " Haksızsam da bu benim ve ben olmakla gurur duyuyorum." dediğimde bana kızmanı ve "Bencil düşünüyorsun." demeni anlayamadım açıkçası.

Kendimi gayet de güzel ifade etmiştim. Ne yazık ki bu çok geç gerçekleşmişti. Sen bencil bir düşünce olduğunu iddia etmiştin. Annem olarak senin de haksız olsam da beni desteklemen gerekmiyor muydu? Öyle de yapmıştın zaten. Benim arkamda durmuştun. Sonra da haksız olduğumu söylemiştin. Ben de "Haksızsam da bu benim ve ben olmakla gurur duyuyorum." demiştim. Sen beni savunmuştun, ben  kendimi. Haklısın, sen cömerttin. Ben bencildim.

Şimdi özür mü dilemeliyim, teşekkür mü etmeliyim?

Özür dilerim, kendimi her zaman haklı görüyorum. Bazen haksız olduğumu bile bile kendimi savunuyorum, sırf  savunduğum kişinin "ben" olmasından dolayı. Özür dilerim anne, sen haklıydın.

Bu yazıyı yazarken bile bana "Sırf kendini düşünüyorsun." demen her ne kadar tuhaf olsa da, teşekkür ederim anne. Bana her zaman doğru yolu gösterdiğin için....

Beyza Nur

Son Dakika Haberlerim -2


1- Aydın Hoca ile "Kim Milyoner Olmak İster?" oynadık sınıfça.

2-Can'ın bir sürü yazılısı var ama haberi yok. 

3-Aslı Hoca'yı kızdırdık.-Aslı Hocayı bile kızdırdıysak, düşünün ne hayta bir sınıfız.-

4-Can -yine mi- antifacebook kesildi başımıza. Artık çok girmiyor.Profiline bakıyorum, Troll Bilimi'nin fotoğraflarını da paylaşmamış.(İşte bu korkutucu.)

5-Türkan hoca ile 40 dakikalık ders boyunca güldük.

 Ne kadar tuhaf bir gün...

Can Olmak ve Nazlı Can Olmak


Sevgili Benim Yüzümden Adı Can Kalan Kız,

Bir rüya gördüm ben. Biz beraber kitap yazmışız, çok ünlü iki yazar olmuşuz. Sonra kitabımızın kapağı gözümün önüne geldi:



Kapağı dikkatlice incele.Ne yazıyor? Can Karaaslan. Can! Galiba senin yüzünden herkes bana Can diyor, dediğinde bunu çok ciddiye almıştım.Bilinç altıma yerleşmiş olmalı.

Ayrıca "Saftirik Vampirin Günlüğü" kitabı da bilinç altıma yerleşmiş olmalı: Kitabımızın kapağı onun çakması gibi .

Neden sana "Can" dediğmi soracak olursan -biliyorum bunu çok merak ediyorsun.- biliyorsun ben üşengeç bir insanım. Uzun uzun Nazlı Can yazmak ne kadar zor biliyor musun? Ben de ismini ya Naz, ya da Can yapacaktım. Hangisi sana daha çok uyar diye düşünmeliydim ama üşendim. Yazı tura attım, Can çıktı. Aslında üşenmeden Nazlı Can yazsaydım bu uzun yazıyı da yazmama gerek kalmazdı. Çok mantıksız hareketlerim var, doğru. 

Sonuç olarak: Kimse ona Can demesin, bir tek ben derim :)))))


19 Kasım 2012 Pazartesi

KARAMSAR ARKAPLANA KARAMSAR YAZI YAZMAYA ÇALIŞAN İKİ İNSAN 2

                               

  Birlikte yazınca olmadığını söyledik. Kusura bakmayın yine yazamadık .tamam neyse başlayalım Beyza.
  İki kız evde teklerdi . Hava karanlıktı ve yağmur yağıyordu. 
  Kızlar boyundan büyük işlere kalkışmışlardı . KENDİ BAŞLARINA ARKA PLANI DEĞİŞTİRİYORLARDI !! . İlk önce tereddüt ettiler . Çok korkuyorlardı.Gök sanki patlarmışcasına gürlüyordu. Kızlar karar vermiş ve işe  başlamışlardı. B'nin uyarılarına karşı C yinede yapmaya başlamıştı ve B de ona katılmak zorunda kaldı . Yan odaya Keril'ın yanına gittiler ve başına geçip işe koyuldular . B hala çok korkuyordu . Bu işin çok tehlikeli olduğunu biliyordu ama C'ye uyup başlamışlardı bile. Keril kendine geldi ve hemen internete girdiler . B , Keril'a dikkatlice bakıyordu ve C'yi izliyordu . C , arama motoruna "blogger" yazdı . B ağlamak üzereydi . Ya annesi eve gelseydi . Gelmeyeceğinden emindi ama bu kadar tehlikeli bir iş yaptıklarını görseydi onları öldürürdü. B , C'ye engel olmak istemişti ama C şablonları çoktan açmıştı bile. Bir süre sonra B de atmosfere uyum sağlamıştı. Fakat o da ne: Keril bozulmuştu! C , Keril'ı okşamaya başlamıştı. Keril kendine gelmişti. B , rahat bir nefes aldı. Beraber korkutucu resimler aramaya çalışıyorlardı ama B , sürekli kelebek resimleri açıyordu. Bir resim gözlerine takıldı. Bu resmi görünce B "Aaaa, sigara izmaretli ayak!" demişti fakat C , B'nin "Aaaa, sigara illuminatili ayak!" dediğini sanarak "İlluminatili ayak!" diye bağırdı. Çünkü C, kafayı  R.r. ve illuminati içeren kliplerini engellemek ile bozmuştu.
  Sonunda uygun resmi bulmuşlardı. İçlerindeki korku da gitmişti. Blog'a girip arka planı değiştiriyorlardı . Tam o sırada kardeşleri onlara börek getirdi. B , sağ ol, dedi . B , hemen yemeye koyuldu. Sonra bir çığlık patlattı. Börek sıcaktı. Börek soğuduktan sonra tekrar bir çığlık patlattı. Evde onlardan başka kimse yoktu ki.


-Tarihten ilham alarak kurgulanmıştır.-
-Öyle bir tarih yok ki C.-
-Belki de vardır B.-

Sonra da dışarı çıkıp dedektiflik kulübüne gittiler...

Can & Beyza -Yani C ve B- 


Normal Can : Son börek benim oldu Beyza :)

KARAMSAR ARKAPLANA KARAMSAR YAZI YAZMAYA ÇALIŞAN İKİ İNSAN


Kusura bakmayın, yazamadık.


Sevgilerimizle...


Can & Beyza


-ya beyzaaaaa (!) -

16 Kasım 2012 Cuma

Beyza'ya mektup ikiiiii :D





  Beyza'yla biz neden bu kadar yakınız bilen var mı ?
aslında bunun cevabı çok basit :
  1)Beyza'yla çok küçüklükten tanışıyoruz bu yüzden kavga etsek de en fazla 5 dk sürer.
  2) Hep benim arkamdadır (yani genelde )
   3) Bir şey istediğimde -su falan :D- üşenmeden getirir.
   Artık asıl nedenlere geçeli.
   4)sadıktır . bana genelde kızma fazla darılmaz.
   5)Birbirimizi anlayan tek insanlarız  en büyük örnek -annemi bu konuda hiç anlamam- şeyi getir yada şey yap dediğimde beni anlar .
   6)çok iyi bir arkadaştır.
    7)komiktir her şeyi bozuntuya vermez .
    8)Bazı insanlar gibi götü kalkmış değildir . kendini beğenmez -aslında kendini beğenen benimdir ama ben de şakasına yaparım bu anlaşılır olmalı-.
    9)Benim gibi hiçbir şeyi kafaya takmaz sosyal  öğretmenimin değişiyle sallar.
   Daha bir sürü var o biliyor siz de bilin .bu sadece çeyreğinden çeyreğinden çeyreğinden çeyreği :D.
   Hadi geri kalanları da sonra yazarım. sayfa bitsin istemiyorum - Bunu bana bi kız söylemişti takımlarımız konusunda biraz kavga ettik :) ki bu çok saçma kız bana yazardım ama sayfa biter dedi -

yazımı bitirdim fotoğraf ne kadar alakasız olsa da .....

-Nazlıcan

Hocam'a mektup


"Onlarla takılırsam konuşurum.Konuşmak istemiyorum." dedikten sonra bana, "Çünkü konuştuğu konular sana boş geliyor, ya da canını sıkıyor,ya da ilgini çekmiyor, ya da sen o konularla ilgilenmiyorsun." demiştiniz.

Beni anlamıştınız hocam, ben de beni anladığınızı anlamıştım.Sizin gibi söylersem: anladığınızı anladığımı anladım :) Yok ya, böyle çok uzun oldu:)

Mutlu sizin hakkınızda çok güzel şeyler yazmış. Çocuk Atatürk'ün Çorumlu olmadığını bir türlü söyleyememiş size, mektubunu okuyunca görmüştüm. Mutlu çok zeki, dersi de çok iyi dinliyor. Ama espriyi anlamamış :) Anlamıştır da anlamamazlıktan gelmiştir bence.

Yazıyı da sarı-lacivert yazdım.Sarı-lacivert güzeldir hocam.Ama Faceboook'takini gerçekten ben yazmamıştım hocam :)

Teşekkür ederim...

Beyza Nur




Her zaman benim en iyi arkadaşım olmuştur kendileri. Sevilmekten de pek hoşlanır hanımefendi. Bir de her zamanki bıcırık, şeker halleri, kendi tabiriyle "patlamalarla dolu" oluşu, aslında pek de uysal olması, çok sempatik davranışları ve her zaman samimi olması -buna örnek olarak "annemin ben hariç bütün çocukları manyak yaa!" dediğimde bana "En çok da sen bence." demesini, ama bunu o söylediği için hiçbir art niyet aramamı örnek verebiliriz- ve benim her tuhaf halime göz yumması  en son olarak da tabi ki kötü kahkahası   -bunu söylemesem olmayacaktı :))) - onu benim en iyi arkadaşım yapan özelliklerinden bazıları sadece.

Ayrıca Fenerbahçe'li, daha ne olsun :) 

Nazlı bana duvarımda kendisi ile ilgili yazdığım o yazıyı okuduğunda da "Kanka, hadi bi daha duygusal an." diye baskı yapmıştı. Onu hatırladım da birden, çok gereksiz bi' şey onu hatırlamış olmam, gerçekten ne alaka şimdi, baya da olmuştu onu söyleyeli, neyse hatırladım işte. Oturdum da yazdım, belki alakasız ama gereksiz değil. Bu blogda yazmaya değen tek konuydu ve ben onu yazdım. Seni yazdım işte Nazlı Can .

Söylemesem olmayacaktı, Meryem Uzerli gayet de taş bir kadın. Ahahahaha şaka yaptım tabi ki bebeğim :)))

Beyza Nur 

15 Kasım 2012 Perşembe

sizi tanımamaya karar verdik fuzuli insanlar !


   Bazı kişiler tanıyorum . Ama tanımak istemeyeceğiniz  türden insanlar bunlar.Onu gördüğünde yanından uzaklaşmak istediğin kişilerden.Kaçmak , uzaklaşmak istersin çünkü bilirsin ya sana zarar vereceklerdir ya da salaktırlar.
   Evet ! Onlardan çok var.
 Olmaması gereken fuzuli arkadaşlar. Neden varsınız ? Bu konuda sorulması gereken sorulardan en iyisi bu . Bu arkadaşlar bu soruya cevap vermezler çünkü sadece var olmak olmak için vardırlar.
   Evet , akıllı ve FUZULİ olmayan arkadaşlar bu soruya cevap verebilir.Mesela benim beyinsiz  arkadaşlarım dışında arkadaşlarım var ve  bu soruyu çok iyi cevaplaya bileceklerini biliyorum.
  Evet , biliyorum herkesin en az böyle birkaç arkadaşı vardır.Bu arkadaşlar grip gibi bulaşırlar.
   Benim onlarla bir baş etme yolum var aslında. Rihanna 'nın diamonds şarkısını dinlerken buraya kendi düşüncelerimi yazıyorum.Bu bana yetiyor . Bence sizde baş etmek için bir yol bulun çünkü onlarla uğraşmak ZAMAN KAYBI !

Nazlı Can

14 Kasım 2012 Çarşamba

Mükemmel,Muhteşem ??



"Al ya da git ben böyleyim işte,
Doğruymuş, yanlışmış, bana ne!
Ben adam olmazsam bu gidişle,
Günahı benim boynumadır, sana ne?"
Can Temiz


İnsanlar sizi tanıtmaları gerektiğinde nedense kötü özelliklerinizi sayıyorlar."Ha şu tombul olan kız..." , "Ay bi' kız vardı şöyle şöyleydi." Gerçekten sadece bana mı böyle ?

Evet, biraz takıntılıyım , biliyorum. Belki gereğinden fazla sinirli de olabilirim, sinirli değilim demedim ki... Kendimi seviyorum, doğru. Herkeste olması gerekenden fazla bir öz güvenim var, olay bu! Biliyor musunuz, bunların hiç birinden de şikayetçi değilim ben. Hayatımda beni eleştirme yetkisini verdiğim değerli insanlar da beni böyle seviyor. O zaman sorun ne?

Sorun, bazılarındaki sizi değiştirmeye çalışma çabası. Sorun, buna cür'et etmeleri. Bence hiç de gereği olmayan bir davranış bu. Başkası sizi pek de ilgilendirmemeli. 

Bende kusur arayanlar, ararsanız tabi kusur bulabilirsiniz.Zaten size "Ben kusursuz biriyim" de demedim. Ama bir şey var: siz de kusursuz değilsiniz ki !


Beyza Nur


TÜRKAN HOCA'YA MEKTUP



Sevgili  Türkan Hocam,

Sizin hiçbir kitabınızı okumadım.Galiba sanırsam da zaten bir kitabınız yok.Ben bu mektubu niye yazıyorum onu da bilmiyorum.Yüz ifademe neden güldünüz anlamış değilim.Bu arada Fazlı hep konuşuyor,susturamıyoruz.

Neyse,konudan çok fazla saptım.Olmayan kitaplarınızı da çok seviyorum.Zaten kitap yazıp da ne yapacaksınız; yazarlıkta para yok zaten.

Bu akşam kınaya bekliyorum.Ödev vermezseniz çok sevinirim.Anneme şikayet etmezseniz daha da çok sevinirim.

Şimdiden hayırlı cumalar.


Doğukan KADÜKER

13 Kasım 2012 Salı

KARMAN ÇORMAN MADDELER

1-Sırf bana mı böyledir bu, yazmaya da değer mi bilmem ama;biriyle çarpışınca o küfrederken benim özür dilemem çok sinir bozucu.Niye bana terbiye verdin anne, ben de ne güzel küfrü basacaktım.

2-Geçenlerde bir öğretmenim bir konu anlattıktan sonra anlamayan var mı, diye sordu. Bana dönüp "Bir sorun var mı?" dedi.Başımı hayır anlamında salladım. "Sorunun var ama sorun yok , di'mi Beyza?" dedi. Beni o zamana kadar hiçbir cümle bu kadar iyi anlatmamıştır herhalde.

3-Arkadaşlarımın benim takıntılarımda neden aramasından nefret ediyorum.Ben birçok şeyi neden aramadan yapmayı seviyorum.Bir nedeni olmadığı için takıntı zaten.

Evet, insanlar. Sizi sevmemi mi istiyorsunuz?Yaptıklarımın nedenini sorgulamayın. Nazlı gibi yapın. İçinde ben olmayan her şeye neden arayın, ama beni asla sorgulamayın. Yargılamayın da, ya da öğretmenim gibi yapın. Sorun çok ama sorum yok...

Beyza Nur

12 Kasım 2012 Pazartesi

NEDEN ?







         Rihanna neden bu kadar güzel , Dylan ve Cole neden bu kadar benziyo ,Meryem Uzerli'ye neden taş diyolar o taş değil ki , David Hanrie neden çoook yakışıklı , neden herkes 1D'ye yakışıklı diyo , FENER BAHÇE neden bu kadar büyük ve harika bi takım, neden az önce gördüğüm neon çantada gözüm kaldı ,neden Cristian Baroni aklıma geliyo , neden okul diye bir şey icat edilmiş , neden çok ödev veriyolar ,neden paramız yok , neden bu kadar TATLIYIZ , neden uzattımmmm ?  :D:D:D:D

Ama gerçekten nedenn ?? :D:D:D

-Nazlıcan

11 Kasım 2012 Pazar

Beyza konuyu bulunca koyarız :D


       Bizim Beyza'yla sevdiğimiz bir çokkkkkkkkkkkkk ortak şey var.mesela ikimizde genelde birbirimizin sevdiği ünlüleri severiz .
       Mesela  ikimizde koyu birer:
    Cole and Dylan Sprouse,
    David Hanrie ,
    Rihanna,
    Jason Dolley ,
   Selena Gomez,
   Chat Dylan Cooper ,
   Brenda Song,
   Model ,
    No Doubt,
 
    ve adını hatlırlamadığımız yakışıklı ve güzel ünlüler daha yazamıyıcam hatırlamıyorum :P ama kesin başka da vardır.ne de olsa yoldan geçen çocuğa aşık olan bir kişiliğimiz var .

     bi keresinde de bi oyun oynamıştık . ünlü bulmaca koyduk adını .
birbirimize sessiz sinama gibi bi ünlüyü anlatmaya çalışıyoruz.(karşındaki kimleri sevdiğini biliyosa çobucak biliyo :D )
     sonuç olarak bu yazının konusunun ne olduğunu çözemedim.Beyzacım bu sesfer de sen bulup yorum fırlat . gülücük ,gülücük,dil çıkartma,kötü kahkaha,
(ordaki kötü kahkaha neden varr onu da bul bakıyım)

-Nazlıcan yaniii

10 Kasım 2012 Cumartesi

SAÇMA VE BOŞ SADECE :(




saçma sapan ve boş bir gün nasıl geçer size madde madde anlatıcam şimdi . (böyle günler çoook yaşıyorum ve bu gün de onlardan biriydi.)

1)Buna bi şey demek istemiyorum ama 10 kasım 'da da 07.30 'da kalkılmaz .müdür burdan sana sesleniyorum nolur bi sonraki bayramlar bu kadar erken kalkmıyalım. :(. (okula 08.30 'da gittim bu yüzden hazırlanmak için 07.30'da kalktım. malum güzel bi kızım hazırlanmak için  zamana ihtiyacım var).

Biliyorum birinci maddeye bile bu kadar yazdıysa okumam diyebilirsiniz :D

2)Müdürün kendini akıllı sanan tiplerdense asla gitmeyin çünkü çoğu kişi istiklal marşından sonra gidicekti ama müdür istiklal marşını sonra okudu . orda götümüz dondu :D.

3) Not:ilk başta söyliyim . Beyza gibi bi kankanız varsa asla sabah face'ye girmeyin :D
öldürecesiye saçmaladıkkkk ! (hatta bi ara (:D) gibi şeyleri kullanmadan veya gülücük yazmadan :D:D konuştum onunla .bu çok garip oluyo :D)

4)GANGNAM STYLE dansııı :D:DD::DD:D .kardeşimle koptuk.(işte bu garip olmuşş)

5)Annemler evde yotu (yani gitmişlerdi :D sadece ablam ben kardeşim vardık :D.)
ikisi birlikte beni dövdüler . sonra ben onları dövdüm.

6)beyza bana face'de bi yazı gönderdi .tabi her zaman olduğu gibi anlamadım :D
sonra ona sordum.'bende anlamadım boş ver' dedi ve sonra o yorumun altına ne olduğunu yazdı :D:D:D:D

7)Bi tane arkadaşım bana durduk yere kızıyo daha hiç konuşmamışız .'sen bana neden hediye göndermedin bakıyım ?? diyoo :(
korkuyorummm .ALLAHIMMMMM. :D

8)Bu gün tüm arkadaşlarım modası geçmiş espiri yapıyo .hani şu c harfimyok falan var yaaa .offf :D

9)VEE şimdi bi sayfanın fotoğraflarına bakıyorum .küçükken çok aptal ve tipsiz olduğunu söylediğim ünlüler ne kadar yakışıklı olmuşşşşş.

acaba bu saçma tatil günü olmasının amacı ne?
burdan müdüre,Beyza'ya ,PSY'ye,ablama ve kardeşime,adını vermek istemediğim o arkadaşlara,ve benim onların küüklüğünde iğrenç dediğim ve şimdi büyüyüp yakışıklı olan ünlülerrr , size çok teşekkür eder ve ellerinizden öperim.bana böyle bi gün yaşatabilecek derecede insanlar sadece  sizsinizz herhal.

(herhal bizim nazlı ve beyza'ca da  tahmin edebileceğiniz gibi herhalde demek oluyorsss )

-  CAN........
( one lan can değil Nazlıcan :D beyza bole yazıyor diye yani hani anladınız siz...)

9 Kasım 2012 Cuma

Gülmek Güzeldir!




Öncelikle sizi uyarayım,metnin içeriğinin başlıkla hiçbir alakası yok.

Nazlıcan ile birlikte yeni bir gülme akımı başlatmıştık ki bitirme kararı aldık.Ama gerçekten çok uzamıştı.Bitirmeliydik.Şarttı. Ne yaptığımızı farkına varmadığımız ve aynı şeylerden bahsedip birbirimizi anlayamadığımız 10 dakika geçirdik.Kabus gibiydi.Buradan Can' a seslenmek istiyorum:

KANKA LÜTFEN BİRDAHA ÖYLE ŞEYLER YAPMAYALIM :)))) BAK,GÜLMEK NE GÜZEL :))))NE GEREK VAR DE Mİ AMA?


Neyse, Can bana "bütün beyni ben almışım." şeklinde bir laf attı , ama ben laf attığını iki saat sonra anladım; eğer attığı lafa anladığımda cevap verseydim ,anlamadığımı anlardı,of ben bu cümlenin içinden çıkamayacağım.

Evet Nazlı Can, Bende de biraz beyin var.Olmasa "göz kırpmalı gülmek"ler hakkındaki -galiba sadece ikimizin bir anlam verebileceği- yazımın arasında bana çaktırmadan laf sokmana isyan etmezdim.

O  bana çaktırarak laf sokuyor ama ben çaktırtmıyorum.

Çaktırtmamak da neyse artık...

Evet, Nazlı Can ile karmaşık bir ilişkimiz var...

Bu yazıda her ne kadar hiç bahsetmesem de : Gülmek güzeldir Can!

Beyza'ya mektup

Yazıma şöyle başlamak istiyorum.
 Beyzacığımmm yazdıklarını bin yıl sonra okuduğum için özürler dilerim.buraya yazdıklarını bile yeni okuyorum . şu an şunu düşündüm de ben bile okumuyosam vay halimize diyorum. senin için üşenmeden bunu yazıyorum. değerimi bil !Bu tuşlara basmak ne kadar zor biliyo musun?
bu arada sensiz Model konserine gitmiyicektim .anca beraber kanca beraber diyodum ama şu an  'banane be Model konserine ben gitmiyicem de kim gidicek' diye düşündüm.
tabiiiii gidebilseydim.annemden aldığım haberlere göre sen yoksan gidemezmişim :( .zaten eminim sen olsanda bi bahane bulmaya çalışır o.
Ama her zaman dediğim gibi anca beraber kanca beraber .sensiz bi yere gitmiyicemi söylemiştim !
bu arada gerçekten yazının içine sıçtımmm
bok ettim :(
göt oldu  :(
ööö kaka:(
sıç oldu :(
mal gibi :(
hep de üzgünüm ırıspıııı !
 off saçmaladım hadi bidahaki daha güzel olur.
:D:D:DD::D:D.dD:D:D:DD:D  adjıosgahdşusıoto

by.

Anlaşılmazlık ...

Nazlı Can: ...
Ben: ...
.
.
.
Ben: Ya anlamıyorum seni .
Can: Tamam be.
Ben: Ben beni de anlamıyorum .
Can:Ben de seni anlamıyorum , sen olmak çok zor olmalı (dil çıkarmalar)
Ben:Ya ben kimseyi anlamıyorum galiba.

Ayrıca Can'a çakma rus aksanı en az kötü kahkaha atmak ve olayan bir şeyin intikamını almak kadar çok yakışıyor.(bunu da her fırsatta yazıyorum, bana neyse :)

Birbirimizi anlamadan birbirimizi anlayabiliyoruz.Tuhaf , çok tuhaf...

Genel kültür sorusu: "annov" , "bebeğim ya çok tatlııııı " demek biliyor muydunuz? Tabi ki bilmiyordunuz.Ben uydurdum.Aslında Can uydurdu.

Ayrıca annemden sonra Can da yazmam hakkında bana baskı yapmaya başladı.Annemin mehşur sözlerini duvarında paylaşıyor. Aaaa, çok ayıp Nazlı Can!

Kısacası bu yazının ana fikri : Can  , di'cem ama o da değil,bilmem ki ne,hadi Can bulup yorum fırlatsın :)

Beyza Nur


8 Kasım 2012 Perşembe

Son Dakika Haberlerim

Hayatımdaki gelişmeler:

1-Laptop'ıma karşı asla korumacı biri olmadım ama olmalıydım.Beraber yuvarlanmışlığımız var sonuçta. Özür dilerim laptop.Her ne kadar şu an ölü bir bilgisayar olsan da...

2-Dershane sınavından aldığım puana danışman öğretmenim yükseldiğimi söylerken,annem "senin bacaklarını kırarım." tepkisi verebiliyor.Hayat çok tuhaf.Ayrıca anne,o puanı alamayanlar da var.

3-Sedef gerçekten çok iyi bir kız.Üzücü olan bunu yeni anlamış olmam...

4-Can gerçekten çok tatlı bir kız."Beyza sen gelmeyeceksen ben gidip ders çalışıyım bari." diyor ve uzun uzun gülüyor :)

5-Duru hep ağlıyor. Of Duru Of.

6-Annem "Yaz ,yaz.Yazar olursun." şeklindeki cümlesini kurduğunda bir anlığına yazma eylemini olumsuz bir davranış gibi algılayıp "Daha yeni başladım yazmaya." gibi saçma bir cümle kurdum ben yaa.Ayrıca annemin benim yazmamla zoru nedir ya? Düşüncemi ifade etme özgürlüğüm var benim.

7-Bugün Buse beni şarkı söylerken yakaladı ve çok güzel şarkı söylüyorsun,dedi.Buse'ye kulak doktoru öneriyorum.

Beyza Nur

1 TL İNDİRİM

Beyzaların pc'si bi kaza sonucu bozulmuş :) yapınca konuşmaya başladık.Gidiceğimiz Model konseri biletlerni ayırıcaz diye konuşuyoruz . Kargo parasını dahil etmeyi düşünmemiştik :)  Beyza'ya söyledim o da bana birlikte 2 bilet sipariş edelim 1 kargo parası eder dedi -bizim bazen böyle akıllıca düşüncelerimiz de oluyomuş diye düşünürkennn - ben de baktım oysaki toplam nerdeyse aynı fiyat ediyomuş.Beyza'ya söyledim . o da bana 1 TL fark ediyo dedi :( . Bazen onun benim gibi akıllı ve güzel olduğunu düşünüyorum -tabi güzel değil sadece akıllı ,evet -ama sonra  vaz geçiyorum. Gerçekten :(

ayy anlayın artık güzel ve akıllı dedim !
(yinede söyliyim ben Nazlı :D )

Rüzgar, Yağmurlar Ve Yine Sonbahar

Son iki seneden beri en sevdiğim mevsim doğduğum mevsim değil,sonbahar.Tabi ki bu yaşımda yaşamaktan sıkılıp, doğduğum mevsimden nefret etmedim.Sadece önceden kışı severdim çünkü doğum günüm kıştaydı. Şimdi ise bu çok saçma geliyor.

Neden bir yılda dört mevsim varken özellikle sonbaharı sevdiğime gelirsek,hayatta birçok şeyin bir mantığı yok; bunda neden mantık arayalım? Şaka :) Yaz çok sıcak,kış çok soğuk.Aslında soğuğu severim ama kış gereğinden fazla soğuk. İlbahar...İlkbahar da güzel ama sonbahar daha güzel.İlkbahar hep doğanın kendini yenilenmesi olarak görüyor ama bence yenilenme sonbaharda,yapraklar dökülürken başlıyor.Ayrı bir güzel sonbahar...Yapraklar bütün renklerini gösteriyor, havada toprak kokusu oluyor; ayrıca yağmurun yağışını evinin penceresinden izlemek harika.

Evet, yine sonbahar, yine yağmur yağıyor, yine hava rüzgarlı... Ve son iki seneden beri en sevdiğim mevsimin rüzgarında üşüyüp yağmurunda ıslanmanın hazzına varabiliyorum.Bu çok güzel bir şey...

Beyza Nur

5 Kasım 2012 Pazartesi

SİBEL HOCA İLE MATEMATİK DERSLERİ

SİBEL HOCA İLE MATEMATİK DERSLERİ BÖLÜM 1:

Sibel hoca tahtaya bir soru yazar.

doğukan:hocam birden üçüncü sınıfı hatırladım o zaman da böyle kutulu sorular vardı.

sibel hoca:iyi,bakalım ne kadar hatırlıyorsun üçüncü sınıfı?

doğukan:ama o zaman kutuların içi 2-3 falan çıkardı.

sibel hoca:biz senin zeka seviyenin geliştiğini düşünerek daha büyük sayılar soruyoruz.

doğukan: ...

Matematik dersinin başka bir anında

seyit:hocam size bi'şey sorucam ama biraz saçma.

sibel hoca:Ha, sen de saçmaladığını farkındasın yani.

seyit: ...

Matematik dersinin bambaşka bir anında

furkan:hocam bunu yazılıda sorar mısınız?

sibel hoca:evet.

furkan:hocam ama bu soru kocaman.

(ve sonunda el birliği ile kadını çıldırma noktasına getiriyoruz.)
(anlamayanlar için kocaman çok zor anlamına geliyor.)

Konuyla hiç alakası yok ama ben sedefi çok seviyorum.
Yine konuyla hiç alakası yok ama Can bensiz konsere gidiyormuş hem de model konserine.Ayıp dimi Can!!!

25 Eylül 2012 Salı

Biz Geldik!..

Blogcu da ilgi göremeyince soluğu burada aldık:)Yazma yeteneğimizi çekemediklerini düşünüyoruz :D Hani yani söyliyim dedim burada da kıskanılırsak İNTİHAR edicez :). (bu arada ikimiz aynı yerde olunca yazammıyoruz galiba .klavye elden ele geçiyo .hani yani söyliyim dedim yazım hatalı cümller benim olmalı.beyza ne kadar düzeltsedeeee.)

Neyse,biz geldik işte.Dediler ki blogspot ta bir blog kardeşliği var.Biz de koştuk geldik bizi de aranıza alın diye.Biraz özendik galiba.Tabi ki "hepimiz kardeşiz"e bağlamayacağım şimdi.Asla öyle bi'şey yapmam.Bu arada bir yazının bu kadar konusuz ve saçma sapan olabileceğini tahmin edemezdiniz di'mi?Bu da bizim yazış tarzımız oluyor.KONUSUZ VE SAÇMA SAPAN.

SANDALYEDEN DÜŞTÜMMMMM :(( .

Ayrıca sandalyeden Can düştü, ben değil.Şimdi kendimi de atıyorum.Kısakandım. 

ay beyza beni hep kıskanıyosun zaten !! bu kadar güzel olmam benim suçum sankiii         
:D:D:DD:D:dd.dD:D: dıosau8ıoşwteyhwuqio

Ayrıca bakar mısınız biz ne kadar mütevaziyiz (!)

dimi bazı kişiler gibi b.ktan konular açmıyoruz beyza dimiiii sus artık beee !

Can'ın "b.ktan" yazısını sansürledikten sonra bu b.ktan yazıyı kapatıyorum.

Beyza&NazlıCan