unutmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
unutmak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ocak 2013 Cuma

Benim Dünyam, Benim Seçimlerim


Unutmak kavramı; herkesin bilmediği bir bilmece.Oysaki beni aynanın(televizyonun) karşısına geçip elimde kumandayla şarkı söyleyerek dans etmek bile heyecanlandırır, mutlu eder.O kadar da zor biri değilim aslında.Seviyeler, çizilen çizgiler, yaşanmışlıklar...En ufak bir mutlulukta silinebilir hale geldi benim için.Birinin sana attığı en özel en güzel en hoş mesajları saklarken bir anda hiçbir şey hissetmeden silebiliyorsam benim için bitmiştir mesela.Kimsenin mesajlarını silerken ya da sildikten sonra suçluluk hissetmiyorum artık.

Uzun zamandır, çok uzun zamandır kimseyi sevip değer vermiyorum mesela.Seneler önce kaybettiğim sevgiyi, saygıyı, değeri kimseye veremedim; bir daha kimseyi sevemedim öyle güzel...Kimseye o kadar heyecanlı yaklaşmadım çünkü şimdilerde hiç kimse ilk değil ve son olarak da kalmayacaklar.Sevmek saçma, değer vermek saçma böyle bir dünyada.Çok küçük yaşlardan beri en büyük hayalimdi anne olmak ve en büyük korkumdu annelik duygusunu tatmadan ölmek.Oysa son yıllarda ölmek çok basitleşti benim için.Öncelerde düşünürdüm; şimdilerde yıllarımı harcayıp meslek sahibi olup uygun bir yaşa gelip bu hayata bir çocuk getirmek saçma geliyor böyle bir dünyaya...

He neyse küçüğüm.Her zaman küçük kalacağım..Küçük ve masum olmayı seviyorum.Kimseye kendimi ezdirmiyorum, mutluyum, sevmiyorum, hissetmiyorum; benim dünyam kendi seçimlerimden ibaret :)

Selen Yağcı

26 Aralık 2012 Çarşamba

Nefes alamıyor; yerimde duramıyorum.Yokluğun beni kahrediyor; hayattan tat alamıyorum.Her şeyden herkesten nefret ettiğimi düşünüyorum bir an da olsa...Sanki herkes, her şey üstüme geliyor, insanlar bana suçluymuşum, ya da düşmanlarıymışım gibi davranıyorlar.Dışlandığımı hissediyorum.Sanki gün geçtikçe yok oluyorum; birilerinin hayatından siliniyorum.Kendimi çok kötü biriymiş gibi hissediyorum.Durup acaba suçlu muyum diye saf saf düşünüyorum...


Kalbim acıyor, gün geçtikçe biraz daha...Biraz daha ölüyorum.İçimden bir parça kopuyor.Acı çekiyorum.Bilemiyorum, sanırım özlemek bana yakışmıyor; altından kalkamıyorum.
Unut diyorlar, mümkünmüş gibi...Yaşananlar bir anda silinebilirmiş, geçmiş hiçe sayılabilirmiş gibi konuşuyorlar.Hepsinin dilinde bir kelime 'unut'; unutayım unutayım da dile kolay kalbe kolay mı?Unut deyince unutuluyorsa ne alââ kimler geldi geçti hayatımdan hepsinin izi gitti...Kalmadı hiçbirinden eser...

İki kişiyi çok sevdim.İlki çok acıttı canımı, resmen bir depremdi hayatımda; derin hasarlar bıraktı ama zamanla iyileşti.O enkazdan diğeri çekip çıkardı beni; farkında bile olmadan, hiç sevmeden...
Acı çektim, evet, ama zamanla geçti.Yeniden; hatta belki de ilk kez aşık olmuştum.Uzatmaya gerek yok bu da bitti işte.Hep biter; her zaman birileri gider zaten.

Yeni başlangıçlar yapmak istedim. İmkansızmış  keşfettim. İmkansızı başarmak istedim ama ne fayda...Şimdi sadece kendim de dahil herkesten nefret ediyorum.Aldatılmış, yok edilmiş hissediyorum.Bir daha ona yazmayacağıma dair kendime sürekli söz veriyorum.Sabrettim; çok sabrettim.Sonunda her şey de dahil sen de felaketimdin. 

Akşam oluyor , yatağıma giriyorum, yorganı üstüme çekiyorum ya hani ; sola dönüp boş duvara baktığım zaman, hala birilerinin eksik olduğunu anlıyorum. Hala tam olmadığımı, diğer yarımın kayıp olduğunu anlıyorum. Ve sen, kuramadığım kelimelerimin tamamı , oralarda bir yerdesin biliyorum.Ve sonra dudaklarımdan bir iki kelime dökülüyor...Dışa vuramıyorum.Vazgeçiyorum.

Selen Yağcı