31 Temmuz 2013 Çarşamba

OKYANUSTA YAŞAMAK İSTEYENLER İÇİN: OKYANUS VE İÇİNDEKİLER

Şimdi okyanusta yaşamak isteyenler için biraz bilgi verelim. Sonuçta orası büyük bir yer, kendilerinin okyanusu gezip dolaşıp eşyalarını yerleştirmeleri biraz zor olur, yardım etmek lazım.

Öncelikle okyanus sandığınızdan daha derin.O kadar derin ki insan oğlu daha ne kadar derin olduğunu bilmiyor :D


1-Üstteki çoğu okyanusun nasıl olduğunu gösteriyor. Okyanusun az birazı maviymiş, geri kalan yerleri 
 karanlıkmış .


 2-Belkide karanlık olması en iyisidir çünkü karanlık olan kısımlarda böyle yaratıklar geziyormuş  . Düşünsenize, denize girdiğimde yosuna basınca çığlık atıyorum.  Bu balığı görsem bir daha denize girmem .





 3-Bu da kafam boyunda böceğe benzer bir şey ..






 4- Hatta okyanusta örümcek varmış. Okyanusta bile rahat vermiyorlar ya!






5-Neye benzediği belli olmayan köpek balığı. Yalnız köpek balığı ama neye benzediği belli değil. Yani ne olduğunu biliyoruz. Sonra bir sorun olmasın.





 6- Okyanusun dibinde güneş ışığı olmadığı için hiç bitki yokmuş; her şey ettenmiş. O zaman herkes et yemek zorunda. Bu yüzden okyanusta yaşamak isteyenler yanına biraz yeşillik alsın salata falan yapmak için. Yokmuş orada marul ,domates falan.




7- Yaşayan her canlı türü öylesine ortalıkta dolanıyor ve yiyebildiği her şeyi yiyor. Baksana hayvana götürüyordu güzelim aleti.Bu gün bunu yemeye çalışan yarın sizi de  yer dikkat edelim .


8-Neredeyse her şeyin dişleri varmış.Ama diş macunu yokmuş. Siz yanınızda yedekten 2-3 tane alın kalıcı gidiyorsunuz sonuçta ,yetmeyebilir, komşu falan da ister, onlarda yok malum..


9-Zeminden çıkan sülfürik asit gazı yüzünüzdeki deriyi kafatasınızdan ayırabilirmiş. Şu sülfürik şeysi osuruk gibi bir şey galiba. Siz yine de dikkat edin.



10-Bu da okyanusun ortasında yüzen bir dışkı bulutu. Sıçmışlar ortaya bırakmışlar . Ayıp ya. klozet diye bir şey var. Git oraya sıç!..




11- Mesela fotoğrafta görülen şekilde balıklar varmış, kafasının içinde teniz topu gibi gözüken şeyler onun gözleri galiba. Çok tatlı  dimi ? :D



12-En kötü yanı da okyanusun sadece %5 i keşfedilmiş. Ama bir yandan da iyi ha, geri kalanını da siz keşfedersiniz. Oh ...Oturduğun yerden para kazan .


13-Yani aşağıda neler olduğunu pek bilemiyoruz. Oraya gidince oturduğunuz mahalleye dikkat edin.Sapığı vardır, delisi vardır. Bacakların da güzelse, harcarlar seni orada maazallah, kendine dikkat et oralarda .


NAZLII

29 Temmuz 2013 Pazartesi

ÜZÜLEN TEK KİŞİ

Her şeyin böyle sonuçlanacağını veya üzülen tek kişi olacağımı bilseydim en baştan tüm bunları ister miydim bilmiyorum. Ya da neden bu kadar boktan hissediyorum kendimi, bu konuda da en ufak bir fikrim yok. Şimdi ne yapacağım, bunu da hiç bilmiyorum iyi mi?! 

Şu an sadece susuyorum ve bekliyorum. Sanırım yapabileceğim en iyi şey de bu. O yüzden susuyorum yani. Asaletimden falan da değil, bildiğin aklımda başka hiçbir fikrin olmayışından. Susuyorum, ve onun ağzından çıkacak birkaç cümleyi duymayı bekliyorum. Yüzüm gülüyor ama tuhaf bir biçimde içimde her cümlesinde tuz buz olan milyarlarca düşünceyi barındırıyorum. Ama yine de dinlemeye devam etmek zorundayım, yani en azından ben öyleymiş gibi hissediyorum.

Zaten kaybetmemin tek sebebi de bu: hissediyor olmam. Hissetmesem, hissiz biri olsam yani, belki her şey çok daha güzel olabilirdi. Beni üzebilecek hiçbir şey olmazdı. Mutluluğu, heyecanı, başarının verdiği hazzı veya aşkı hiçbir zaman tadamazdım belki ama en azından bu hislerin hepsi bittiğinde sonun ve yenilginin verdiği acıdan da muaf olurdum. Daha huzurlu bir ben olurdum.

Hissiz olmak istiyorum. Ama hissiz olmak için fazla duygusal biriyim. Unutmak istiyorum. Ama unutmak için hafızam fazla güçlü. Tanrıya "Neden ben böyleyim Allah'ım?!" diye isyan etmemek istiyorum ama bunun için fazla asiyim.

Şimdi sadece her şeyin bitmesini bekliyorum. Sonuçta bu, iki aşamalı basit bir evre sadece, gelirler ve sanki hiç gelmemişler gibi giderler. Gitmesini bekliyorum. Gidecek. Herkes gider.

Beyza Nur


28 Temmuz 2013 Pazar

Mayk, Sindy, Victoria ve Ben..

 Çocukluğumdan beri barbi bebeklere hayranım.Hatta çocukluğum onlarla geçti ve ailemin bir üyesi olmuşlardı bi yerden sonra.Mesela Beyza da bilir. Onunla birlikte hep barbi bebek oynardık . Hatta oynamak yetmez izlerdik. Bazen ben evde tek başıma sıkıldığımda barbie CD'lerimden birini açıp karşısında barbi bebek oynardım .O derece yanii :)
  Zaten Beyza'yla küçükken birbirimize gittiğimizde sanki yapmak zorundaymışız gibi her seferinde barbi oynardık.Hatta onlara garip şeyler yaptırıp, kafalarını koparıp başka vücutlara takıp, saçlarını keserdik. Başka şeyler de yaptırırdık tabii.
  Hatta Beyza'nın Mayk adındaki erkek bebeğini paylaşamaz ,daha ne olduğunu bilmeden önce  Sindy'le yatırır ,sonra aynı akşam içerisinde bi de  Wecdoria'yla yatırırdık. - Ben o zamanki aklımın şimdiden daha sivri olduğunu düşünürüm her zaman. Hiç birşey bilmeden bebeklere sex yaptırmak zor olmalı, ama biz yaptırırdık. / en azından yatakta öpüştürürdük ama bu bile fazlaydı o zamanki kafamıza göre. Bunları yaptıktan sonra sanki bütün kuralları çiğnemiş gibi kıkırdardık..
  O zamanki sivri zekamız, Mayk'ı paylaşma yöntemimiz ve bir şey bilmeden Mayk'a  yaşattığımız dolu dolu sex geceleri.. Bunlar aklımda büyük bir yer ediniyor olmalı ki o zamanlar yaptığımız her şeyi çok iyi hatırlıyorum.Sanki o zaman yaptıklarım beynime altın harflerle kazınmış gibi.Ama şöyle bi bakınca bunların aklımda kalması o kadar da anormal değil. Yani kim unutabilir ki barbi maceralarını. Bir tane erkek bebek varsa biz ne yapabilirdik? Yapılması  gerekeni yapıp ikisiyle birden yatırırdık. Ondan sonra da birlikte yaşayan Sindy ve Wecdoria bunu anlarlardı ve onları kavga ettirirdik.

- Tabii ben Mayk'a da acıyorum şimdi. Aynı gün içerisinde , Aynı evde yaşayan iki kadınla sex yapmak zor olmalı. Yani birine su içmeye gidiyorum diyerek diğerinin yanına gitmek ve ona da çaktırmadan ötekine gitmek.İşi baya bi zordu Mayk'ın .Yani o zamanlar bizden çekmediği kalmamıştı diyebilirim.

  Aslında biz barbi bebekleri diğer çocuklar gibi kullanmazdık.Yani oynama tarzımız farklıydı.Hiçbir zaman onların normal, sıradan bi hayatı olmamıştı . Her zaman aksiyonlu sahneler vardı hayatlarında. Biz gelecekte yaşayamayacağımız sahneleri bebeklere yaşatırdık.( Tabii Mayk'sız sahneleri. Bunu yaşayıp yaşamıyacağmı daha bilmiyorum. Erkeklerden her şey beklenir diye düşünüyorum. )Belki de bu yüzden bebeklerin hayatımda büyük bir yeri vardı. Kendi istediğim hayatı ona yaşatıp yaşayamayacağım bütün şeyleri onlara yaptırmıştım. Mümkün olmayan şeyler yaşatmıştım onlara. Benim için bile..
  Mesela 2 katlı büyük bir evde - Yani sehpanın alt ve üst kısmı. Hayal gücümüz biraz genişti ve barbi bebeklerimizin sığdığı bir ev yoktu. Sadece küçük bebeklerin sığdığı evler vardı :). - sadece ikimiz yaşamamız ve nerdeyse 3+1 bi ev boyutunda odalarımızın olması , babalarımızın çok zengin olması ve sabahtan akşama kadar diskoya gidip geri gelmememiz , sabah evde kendimizi çok içmiş bi şekilde bulmamamız, evdeki havuzun kenarında büyük partiler vermemiz ve yolda, kafede , okulda , diskoda , hatta yağmur yağarken evimizin zilini çalan ve kısa sürede tanışıp kaynaştığımız, sıra sıra kullandığımız ,yakışıklı mı yakışıklı, karizmatik, kaslı, zengin ve bizi anlayabilen bir erkek. Mayk..
  Yani bunlar ne kadar olağan şeyler olsa da bize göre yapılması zor ve hayallerde kalan şeylerdir. Çünkü bizim hayatımız evde tıkılıp kalmış ve arkadaşlarının ( Yakışıklı olanlar da dahil. ) bütün davetleri annesi tarafından usta bir katil gibi yok edilip, küçük parçalara ayrılıp, bir daha asla konusu açılmayacak şekilde kapanmış, sabahtan akşama kadar bilgisayarın başında oturan kızlarızdır ve bu tür şeyleri sadece barbilere yaşatıp gözlemleyebiliriz. - ya da annemizin sözünü dinlemeyip evden kaçarız ve en fazla 1 ay sonra paramız biter ve iş bulamayıp orospu oluruz. Ve emin olun 3+1 büyüklüğünde bir odam olup da orospu olucağma kıç kadar odama oturup barbi bebeklerimle oynamayı tercih ederim -

-Aslında şöyle bi bakınca ''zengin ve yakışıklı bi Mayk'' fikri insana fena gelmiyo.  Tabi benim için her zaman fena bi fikir değildi . Çünkü biliyosunuz bu kısacık hayatta bütün gayem ve emelim zengin koca bulmak olucak. Yani erkeklerle ilgili pek fazla kriterim yok bi yakışıklı olsun bi de zengin .Tabii yakışıklı olması da önemli ama ilk önce zengin olsun yani :D . -

 Düşünüyorum da şu an elime bir barbi bebek karşıma da oynayabileceğim bi Beyza verin yine oynarım. Hatta evlenene kadar oynarım, hatta o da yetmedi en az 40 yaşıma kadar oynarım ben . Kendimi biliyorum. İşsiz bi insanım ben .

-Daha barbi bebeklerle ilgili anlatıcağam çok anım var. Sonuçta ben barbi bebek oynamakta ustalaşmış bir insanım. -




(baya uzun olmuş :D)
Nazlııı

26 Temmuz 2013 Cuma

KARAMSAR OLMAYAN ARKA PLANA KARAMSAR OLMAYAN YAZI YAZMAYA ÇALIŞAN İKİ İNSAN- 2

Başlığı uzun süren bir çabanın ardından bitirdikten sonra sanırım artık yazıya başlayabiliriz.

İki kız evdeydiler. Zaten evden başka bir yerde olmaları da mümkün değildi. Zira balkona bile on ikiden sonra zor çıkıyorlardı. On ikiden sonra gidebilecekleri tek yer olan balkona çıkma haklarını da son dakikasına kadar kullanmaya kararlıydılar. Galiba kızlar yine boyundan büyük işlere kalkışmışlardı. DEDİKODU YAPIYORLARDI !! Bir anda kendilerinini diğer insanları çekiştirirken, okuduğu kitaplardan bazı sahneleri birbirlerine anlatırken, dışarıdan geçenlere geğirirken, Pişt! diye bağırıp aşağı saklanırken, hoşlandığı çocukların nasıl olduğunu anlatırken ve kahkahalar atıp evde kalacaklarını bağıra böğüre açıklarken buldular ...

B susmuştu . C içinden B'ye bir şey olduğunu düşünmeye başlamıştı ama sonradan anladı ki B dondurma yiyordu. Dondurma her zaman B'nin adaptasyonunu bozardı. (Ve evet, DEDİKODU ADAPTASYON GEREKTİREN BİR İŞTİR.) B, dondurmasını bitirdikten sonra konuşmaya devam etmişti. Bu, C'nin dikkatini çekmişti çünkü B,  genelde dondurmasının dibini görmeden konuşmazdı.  Sonra E, C ve B'ye çekirdek getirdi ve B yine sustu. Bu duruma sinirlenen C çekirdek paketini alıp balkondan aşağıya fırlattı. B ve kafasına çekirdek paketi düşen adam aynı anda küfür etmeye başladı. Her ne kadar kafasına çekirdek paketi düşen adamın küfürleri biraz daha fazla kırıcı olsa da, C konuşmaya başladı. C, B'ye hiç beklemediği bir soru sormuştu.

-Kaç kilosun?
+ Gerçekten mi ? Çekirdeğimi balkondan attıktan sora bu soruyu sormak istediğine emin misin ? Eminsen cevaplarım.
- Yok ben pek emin olamadım şimdi.
Derken dışarıdan birisi bağırdı. "Altmış!" Ve B çemkirmeye başladı . " Ama boyum 1.71 tamam mı! Bu kiloya normal yani bence. Yani normal değilse bile birkaç kilo fazla sadece."
-B tamam biraz sakin ol, dedi C. Hem kim aşağıdaki ?

Balkondan aşağıya baktı C. Çünkü B biraz uyuşuktu. Aslında her ikisi de uyuşuktu ama bunu tartışmayalım tamam mı ? B de arkasından geldi ve adama baktı. Aynı anda çığlık patlattılar. "Aaaa, insan suratlı, at başlı, orangutan vücutlu, tilki kuyruklu ve fil ayaklı adam !!"

Sanki demin  insan suratlı, at başlı, orangutan vücutlu, tilki kuyruklu ve fil ayaklı bir adam görmemişler gibi yerlerine oturdular. Çünkü ikisi de  insan suratlı, at başlı, orangutan vücutlu, tilki kuyruklu ve fil ayaklı adamlara bulaşmamaları gerektiğini biliyordu. Aslında sadece üşendiler. Sonra çekirdek paketini alıp içeri girdiler. İçeri girdiklerinde bir çığlık daha patlattılar. "Çekirdek paketi mi ?!" Anlaşılan yakında bir daha dedektiflik kulübüne uğramaları gerekiyordu.

Dipnot: Bu yazıyı okuyan  insan suratlı, at başlı, orangutan vücutlu, tilki kuyruklu ve fil ayaklı adamlar varsa üzerine alınmasınlar. Bu cümle kesinlikle onları aşağılamak için yazılmamıştır.

Dipnot 2: Çok özür dileriz başına çekirdek paketi düşen adam.

-Tarihten ilham alınarak kurgulanmıştır.-
- İnsan suratlı, at başlı, orangutan vücutlu, tilki kuyruklu ve fil ayaklı bir adam var mıdır ki B-
-Belki de vardı C-

Normal Can: Aklıma ne geldi biliyor musun? Çekirdeği yiyecek miyiz?
Normal Beyza: Neden olmasın Can. Can boğazdan gelir sonuçta :)
Normal Can: Sıçtım ağzına Beyza. Bekle kaçma.

Beyza& Can -Namı diğer B ve C- ( Sanki söylemesek anlamamışlardı B.)

25 Temmuz 2013 Perşembe

KARAMSAR OLMAYAN ARKA PLANA KARAMSAR OLMAYAN YAZI YAZMAYA ÇALIŞAN İKİ KIZ


Üzgünüz, yine yazamadık. 
Hepinizin de bildiği gibi bizden adam olmaz.

Sevgiler.

Beyza& Can
(Ayy eskilerdeki gibi oldu :OOOOO  )

24 Temmuz 2013 Çarşamba

TEHLİKENİN DORUĞUNDA


Şimdi, hazır olup olmadığınızı bilmiyorum ama  size bi şey söylemek zorundayım ( Ne kadar söylemek istemesem de.) Evet söylüyorum.. Ben Beyza'lardayıım ..Yani tehlikenin farkında mısınız bilmiyorum ama bizim Beyza'yla birlikte olmamız çok kötü sorunlara yol açabilir.Bu yazıyı Beyza bakkaldayken yazıyorum. Yoksa beni gebertir. Aha geldi şimdi de ekrana bakmaya çalışıyoo. Neyse ben gitmek zorundayım :D

KADINLARI ANLAMAYA ÇALIŞMAYA ÇALIŞMA :D


  Aslında, bu yazıyı yazımalı mıyım çok düşündüm.Ve evet yazmalıyım. Her ne kadar içeriği ''Kadınlar'' olsa daaa erkeklerin de bu yazıyı okumasını tavsiye ederim :) -çünkü bu yazı biraz da sizi ilgilendiriyo olabilir beyler :D-
  Şimdi ,aslında bu yazının konusunu çoğu kişinin anladığını düşünüyorum ama yine de açıklamakta fayda var
''Erkeklerin Kadınları Anlama Çabası''..
   Varya bence bizim de erkekler hakkında tek anlayamadığımız şey de bu, bizi neden anlayamadıkları..Aslında neden anlayamadıklarını biliyoruz ama belkide bilmek istemiyoruz gibime geliyo :).
  Tüm kadınların bildiği gibi : ASLINDA ONLARIN BİZ KADINLARI ANLAMAMA SEBEBİ ''MANKAFA'' OLMALARI ...
  Bu yüzden bütün erkeklere benim  tavsiyem şudur kii;
  Kadınları anlamıyorsanız kendinizi fazla üzmeyin, kadınları anlamak istiyosanız 1 saat açık havada durun. Ne alaka diyorsanız, zaten anlayamayacaksınız en azından beyninize oksijen gitsin...
   Yanii aslında, bir kadına, ''Kelebek gibi duruyorsun.'' dersen hoşuna gider, ama ''Yarın gebereceksin gibi duruyosun.'' dersen kafanı kırar.Kısacası onu mutlu etmenin yollarından en önemlisi budur ; bazı şeyleri çarpıtarak söylemek...

NOT :   Anlatmak istediğim şu; kadınları anlamaya çalışmayın sadece onların istediklerini yapın bu onları mutlu eder ve onlar mutlu olursa siz de mutlu olursunuz ;)


DİP NOT :  Size bi kadın olarak kadınları ilk ağızdan anlatmış bulunuyorum. Bu bilgiyi boş yere harcamayın.

DİBİN DE DİBİ NOT : Bir kadın size '' pardon anlamadım '' diyorsa bu sizi anlamadığı anlamına gelmez! Size lafınızı değiştirmeniz için son bi şans vermiştir. Ama siz bunu anlamayıp lafınızı tekrar ederseniz İYİ ŞANSLAR DİLERİM...,

HAYIR YANİ DİBİN SONUNDAKİ DİPCİĞİN DİP NOTUUU : Bir kadını mutluı etmek istiyorsanız alttaki resim size çok şey öğreticektir..( Tabi onun kadar yakışıklı olursanız ayrı bi mutlu oluruz o ayrı :D )




NAZLII

17 Temmuz 2013 Çarşamba



'' Maalesef sen delisin, çatlaksın, sıyırmışsın.Ama sana bir sır vereyim mi ; iyi insanların çoğu öyledir.''

16 Temmuz 2013 Salı

Ben Bu Sefer Adam Olucam



Belki acıydı hayallerimin yıkılışının beni mahvettiğini her aynaya baktığımda görmek. Makyajla kamufle edilmiş yüzümden daha derini, zihnimi, paramparça olmuş hayallerimi, sönmüş umut ışıklarımı, hepsini o aynada görüyordum ben. Ama bu sefer çabuk toparladım kendimi. Tuz buz olmuş hayallerimin hepsini bir kenara bırakıp yeni hayaller kurmayı denedim. Zor geldi ama imkansız diye bir şey olmadığını söyleyip durdum kendime. Tekrar dimdik durmayı başardığımda ise çok daha güçlü bir ben yarattım kendime. Beni yıpratanın aslında  beklentilerim olduğunu keşfettim ve boş verdim. Ne olacak şimdi, diye düşünmeyi bıraktım. Olacağı varsa olurdu sonuçta. Her şey kader. Kendimi kaderin ellerine bırakmak da yeni bir şeydi benim için. Yeni şeyler hep korkutmuştur beni. Ama bu sefer korkmayı unuttum. Hiç olmadığım kadar cesur hissettim kendimi, korkusuzluğu her bir zerremde hissettim. Bu bir nevi özgürlüktü benim için.

Beyza Nur

14 Temmuz 2013 Pazar

ZAMAN MAKİNESİ


Zamanı geri alabildiğimi düşünüyorum. Neyi düzeltmek isterdim? Hiçbir şeyi, diyorum hemen kendime ama bu bir yalan. Yani, belki hayatım çok güzel, çok büyük pişmanlıklarım henüz yok, ama bu demek değildir ki yapmamayı arzuladığım hatalarım olmadı. Elbette var, hepimizin var. En basitinden gece geç saatlere kadar uyumadığımız için sabah kalktığımızda pişman oluyoruz. Yapmamayı istiyoruz. Hayatımızın çoğunu "keşke" diyerek geçiriyoruz ve yaşadığımız anın tadını çıkarmayı bir türlü beceremiyoruz. Yaşamayı yüzümüze gözümüze bulaştırıyoruz. İnsanlar hata yaparsak ne derler, diye düşünmekten kendimizi bir türlü alamıyoruz. Ve bizi biz yapanın aslında hatalarımız olduğunu unutuyoruz.

Yapmamalı, hatalarından utanmamalı aslında. Şarkıdaki gibi "Benim güzel hatalarım var. Bir an olsun vazgeçmedim kendi yolumdan." demeli ve bazen hata yapma riskini göze alarak devam etmeli yoluna. Çünkü hayat kısa ve ne geçmişine üzülmeye, ne de geleceğin için kaygılanmaya yeter. Sadece anı yaşa.

Beyza Nur

13 Temmuz 2013 Cumartesi

Özgür Yazar

     

Yemin ediyorum kaç dakikadan beri güzel, sakin, küfürsüz, ve usturuplu bi yazı yazmaya çalışıyorum,hatta şu 'usturuplu' kelimesini bulmak için Google'ye saçma sapan ''üstürüb, ustürub,usturüblu'' gibi kelimeler yazıyorum ve beyza bana yarım saat sonra saçmalayabilirsin diyo , sansür yok diyo- sansür yoku ben ekledim tabii ama saçmalamak demek nerdeyse küfür demekle aynı şey benim için-.O yüzden belirtmek isterim ki ona hem kızgın hem de değil gibi bişeyim. Zaten sabahtan beri kafamın içinde bişey 'benimle oynama söyledim sana şansımı zorlama uğurlar olsun'' gibi saçma nakaratları olan Burak Kut şarkısı yankılanıyo ve bu da yazmama ikinci bir engel koyuyo . 
        Aslında bu benim Beyza'yla tekraradan blog yazmaya başlamamla ilgili bi yazı olucaktı ama olamadı...
       Bi de Beyza yaa aptal insan ,gerizekalı :) sen çok iyi birisin :) tabii bu ben blog yazmaya geri döndüğümde çok sevinip gecenin dördünde yazı yazdığın içindi ama doğruyu söylemek gerikiyosa yazın bok gibiydi . 
      
              

NAZLICAN.

 ( O kadar sayfadan gittim ve geri geldim adım hala nazlıcan . Yani gidince adım CAN olmadı .Hadi bay .)


MUHTEŞEM İKİLİ GERİ DÖNÜYOR

Gece dördü geçmiş ve ben size bu yazıyı yazıyorsam şayet, söyleyeceğim bir şeyler var demektir.

Nazlı ve Beyza geri dönecek sanırım :D Tabi Nazlı blogun şifresini öğrenir öğrenmez :) 

Bu arada ben yaklaşık yirmi gündür buralarda değildim. Bu blok bensiz biraz öksüz kalmış gibi oldu. Ama geri döndüm işte. Buradayım. Gözümden uyku akmadığı bir zamanda size doğru düzgün bir yayın oluşturacağım merak etmeyin. Öptüm .

Beyza