Hayatımın en gereksiz cumartesi günüydü. Açık ve net. Bir insan nasıl cumartesi günü hiçbir şey yapmaz? Ben yapmadım ya hiçbir şey yapmadım. Okula gittim bir de tatil gününde. Kar tatili olmadığı gibi tatil günümü de aldılar elimden. Eve geldiğimde tuhaf bir şekilde Noel şarkıları dinledim. Şu Santa Baby, Christmas İs Coming falan. Santa Baby'yi Debby'nin coverladığı haliyle dinlemem ise ayrı bir merak konusu. Zira ben Debby Ryan'ı oldum olası sevmem. Sanırım içimdeki İsa aşkı Debby'yi bile dinlettirdi. İçimde neden bir İsa aşkı olabilir bunu da bilmiyorum açıkçası.Noelde yapılan partilerden kurban bayramında da istiyorum. Kavurma ve bira, işte ben buna parti derim. Dur ya, ben nereye bira içiyorum, olmaz. Kavurma ve ayran, tamam bu oldu. Hem milli içeceğimiz ayran, hem de babam var benim olum yani en uygunu bu! Ki benim babam kurban bayramında tekel bayilerinin açık olmasını eleştirmiş bir insan yani, olmaz olmaz.
Babam ailesinin iyi çocuğu. Kardeşlerinin arasında tek üniversite okuyan, tek içki içmeyen, kumar oynamayan falan filan... Babam iyi çocuk olduğu için biz de iyi olmalıyız. Amcalarımın kızları istedikleri kadar sürtebilirken ben ders çalışmalıyım mesela. Ders çalışmalıyım çünkü babam o aileden düzgün bir birey olarak çıkabilmişse benim en azından tıp falan kazanmam lazım onlara göre.
Babamın annesi ve babası babam beş yaşındayken ayrılmış. Babam annesiyle kalıyormuş. Babaannem çok zeki kadındır, öyle böyle değil. Dedem defineci, ben onu bildim bileli kazıyor bir yerleri. Babaannemin evin arkasına çukur açtırması lazımmış, dedeme kaç kere söylemiş dedem açmamış. Babaannem de demiş ki "Rüyamda gördüm, bizim evin arkasında define vardı." Dedem tam olarak nerde diye sorunca da kazılması gereken yeri göstermiş. Dedem de kazmış. İhtiyacı olan büyüklükte kazdırdıktan sonra da anlatmış her şeyi, artık kazma, bırak, demiş. Babaannem böyle anlatıyor olayı, dedeme sorsan o zaten baştan her şeyi anlamış da kazılması gerektiği için kazmış.
Babamın annesi hastalanmış yedi yaşındayken, annesinin hastahanede kaldığı günlerde babam abileriyle kalmış. Sonra teyzesiyle yanlış hatırlamıyorsam, on iki yaşında kendi başına kalıyormuş baya. Orta okuldayken yani.
Annemle de orta okuldayken tanışmışlar. Sanırım o sıralar çıkmaya başlamışlar. Kendileri benim orta okulda sevgilim olmasına kızmışlardı ama, ne tuhaf. Liseyi de beraber okumuşlar. Annemin bir arkadaşı varmış, annemle babamı ayırmaya çalışmış da yapamamış. O annemi babamdan ayırmaya çalışan kız, annemin en yakın arkadaşını da sevgilisinden ayırmaya çalışmış. Bu kız hep kankalarının sevgilileriyle çıkıyormuş. Bizde de var böyle kızlar, bizim okulda yani. Bir de bir kızla olmayınca kankasıyla deneyen çocuklar var. Onları da unutmamak lazım.
Bir keresinde bizim okuldan bir çocuk benim kız arkadaşlarımdan birini face'ten ekleyip "Seni sanki bir yerden hatırlıyor gibiyim, yüzün çok tanıdık geliyor." demiş. Kız da "Evet gelmesi lazım, aynı okuldayız." demiş. Konuşmuşlar o gün ama bizimki bozulmuş, yani aynı okuldasın ama çocuk seni bilmiyor, çok kötü bir durum. İki üç gün sonra benim diğer kız arkadaşımı face'ten ekleyip ona da "Seni daha önce görmüş olma gibi bir ihtimalim var mı?" demiş, bizimki de "Bizim sınıf sizin katın altında, okula geliyorsan görmüş olman lazım." demiş. Bizim kızlar bana anlattı gülüştük falan. Ertesi gün çocuk beni de ekleyip "Sen bir yerden tanıyorum sanki." dedi, çok sinir bozucu ama gerçekten. "Hayır" dedim. "Beni daha önce görmüş olman
![]() |
| Nazlı söylesin, bu Dylan mı Cole mu peki? :D |
Dipnot: O kadar dağınık yazdım ki başlık bulamadım iyi mi?!
Beyza Nur
