Duyduğumu hatırladığım son şarkı 'Kupa Kızı Sinek Valesi'. Teoman'ın sesi bana o an ninni gibi geliyor ve yavaş yavaş gözlerim kapanıyor.
Gözlerimi tekrar açıyorum. Bilin bakalım ben kimim? Tabi ki de Kupa kızı! Şarkıdaki gibi Sinek Valesi ile köprünün üzerinde iken karşılaşıyoruz. Süt gibi bembeyaz bir Sinek Valesi bu. Adeta Teoman "kar tanesi" diye bana değil erkeğime sesleniyor. Ben de onun gibi "Onu bulacağımı zaten biliyordum ben." diyorum rüyamda.
Bir mesaj geliyor sonra, mesaj sesi ile uyanıyorum. Sevinçle zıplıyorum yatağımdan. İlk olarak saate bakıyorum. Saat 06.30 olmuş, günlerden cuma. Bir gün daha geçmiş ben uyurken. Ardından telefonu elime alıyorum. Mesajın Sinek Valesi değil de arkadaşımdan geldiğini görmem ve beynimin rüya ile gerçek hayatı ayırması arasında yaklaşık on saliselik bir süre var. O an benim kar tanem de bende pencere camının buğusuna benzer izler bırakan bir hayal halini alıyor. Yorganımın altında kitaplar, gece her kim gelip müziği kapattıysa kitapları kaldırma gereği duymamış. Meğer ben dün gece Sinek Valesi ile değil de kimya kitapları ile uyumuşum. Ah doğru, bir de yarım kalmış bir ödevim ve bu zamanı ayırmak için kahvaltımdan feragat edeceğim yarım saatim var. Yanında da promosyon olarak yalnızlığımı hatırlayıp duruyorum şu rüya sayesinde. Bir sabah gerçek aşkımı bulduğumu sanarak uyanıyorum ama elimdeki tek şey arkadaşımdan gelen henüz okumadığım bir mesaj.
Bir an bütün bunları düşünmekten vazgeçiyor beynim. Hızlı bir el hareketi ile hem tuş kilidini hem de mesajı açıyorum aynı saniye içerisinde. "Dün gece seni rüyamda gördüm." Anlatsana, diyorum. Nasıldı?
Beyza Nur
