Gidiyorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gidiyorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Aralık 2013 Perşembe

BİZİ LEZ SANMAYIN AMA BEN GİDİYORUM

Gideceğim. Gidiyorum. Gittim. Az sonra gideceğim. Bekle ya üşendim şimdi gitmeye, beş dakika sonra falan artık. Gidemeem kiiğ . Gitmiyorum. Gitmem...
Evet, bunlar benim bloggerı bırakırken alacağım kararlar. Şu an " gideceğim"deyim. İnşallah da en fazla 3 tane ilerlerim. Yani hiçbir şeyi uzatmak istemiyorum. ( En son bırakma kararı aldığımda bunların hepsini gerçekleştirdim ve sonunda geri döndüm. O gün de çok maldım, o ay da. Hala geçmemiş demek ki mallığım.)

Burayı bırakma kararı aldığımı söylemek biraz zor. Yani burada arkadaşlarım, severek okuduğum insanlar ve bir düzenim var. Düzenim gidecek olabilir ama arkadaşlarımı ve severek okuduğum şeyleri bırakmayı asla düşünmedim. Onları okumaya devam etmek istiyorum. Ve en azından bunu yapabilirim.

Yazmaya da ,en az okumaya devam etmek istediğim kadar devam etmek istiyorum. Ama bir şey var ve bana saçma sapan şeyler yaptırıyor. Bu her zamanki saçmalıklardan değil. Bu her zamankinden daha saçma.Yani içimden bir ses bana " Durma, hadi git, orası sana göre değil. Senin hayatın bu değil.." gibi aptal şeyler söylüyor. Ve benim ne istediğimin de bir önemi yok sanki. Neden bilmiyorum. Kendim bile artık kendime değer vermiyor, kararlarıma saygı duymuyorum. Artık insanları anlıyorum. Neden bu halde olduğumu da... Bundan önce bir kez daha bu aptal ses bana musallat olmuş ve bir kez daha gitmemi sağlamıştı. Gitmiştim. Sonra geri döndüm. Yani burayı bırakabileceğimi düşünmüyorum. Sadece gitmek istiyorum. Sonra geri dönebilirim ama bu sefer Beyza beni geri almaz herhalde, bıktı kız artık . Yani ben olsam bıkardım :D

Beyza gitmemem için her şeyi yapıyor. Ben de ona yapması imkansız bir şey söyledim ve yapınca geri dönerim, hata hiç gitmem dedim. Kıza "Yakışıklı ,uzun boylu ve bizimle blog yazmak isteyen birini bul ve bana "Gitme! Gidersen seni özlerim..." demesini sağla. Sana 2 hafta veriyorum. " dedim.Yani kız öyle birini bulsa hemen çıkmaya başlar ve blog hakkında bir şey söylemez. Hatta benim hakkımda da bir şey söylemez. Çünkü biliyorum. Öyle biri Beyza'yla çıksa (!) ve Beyza onu benimle tanıştırsa çocuk kaçar. Yani şu sıralar Beyza'yla birbirimizi çok kıskanıyoruz da... Bu çok saçma biliyorum ama , Beyza geçen gün tanıştığım çocuktan beni kıskandı. Beyza'ya buradan söylemek isterim ki , Bu çok malcaaaaa . Yapma böyle şeyler, hem evlendiğim zaman da seni kocamla aramızda yatırmıyıcam...

Neyse konumuza geçelim. Çünkü geçmezsek ben uzatacağım ve Beyza'nın " Beni de aranızda yatırın" olayını falan anlatacağım. Bu acıklı zamanımda bunu yapmak istemiyorum( Her ne kadar gülerek yazmış olsam da) ... Nerede kalmıştım ? Hıhh, Buldum.
Beyza ya gitmemem için bunları yapması gerektiğini söyledim ve sonra bunun çok ağır olduğunu düşünüp "Tamam tamam. Bizimle blog yazmasa da olur." dedim. Ama yakışıklı ve uzun boylu da kararlıyım. Yani bu tutar Oski'ye falan söyletmeye çalışır. Hiç uğraşamam.

Dipnot: Geçenlerde yazmıştım bu yazıyı, Beyza çocuğu buldu millet gitmiyomuşum. Neyse artık beni daha uzun zaman görürsünüz burada, zaten hiç gidesim yoktu. Yani geçenlerde  vardı da şimdi  yok, anladınız siz. 

Dipnot 2: Kocaman yazdım "gitmiyomuşum"u ki, yazıyı tamamen okumaya üşenen varsa gözüne çarpsın, yanlış anlaşılma olmasın, gidiyorum sanar falan, üzülür. -_-

Dipnot 3: Başlığı neden böyle koyduğumu unuttum ya o an yanımda Beyza vardı bi şey demişti anıra anıra gülmüştük sonra Beyza gidip "Gidiyorum"un başına "Bizi lez sanmayın ama"yı eklemişti :/

Nazlıı

8 Ağustos 2013 Perşembe

Gidiyorum..

Gözlerimi açtım. Aslında açtığım anda kör edebilecek bir ışıkla karşılaşamadım. Çünkü annemin sesleriyle zaten uyanmış sayılırdım. Bir gözlerim uyanmamıştı. Onları da uyandırmıştım. Biraz etrafıma bakındım , sonrada hemen saate baktım. Saat karşı duvardaydı ve ben onu göremiyordum. Yani saati görüyordum ama, sayıları ve yelkovan- akrep ikilisi olmadan görüyordum. Boş bir çember görüyordum. Biraz daha etrafa bakındım. Sonra gözlerimin düzeldiğini düşünüp saate baktım, saat yine aynıydı .Meğer saat sabahın altısıymış o yüzden saat görünmüyormuş. Yani sorun gözlerimde değil annemin zaman anlayışındaymış.
Ayağa kalkmadım. Yatakta kaldım biraz daha. Yatağın içinde düşündüm. Sonra bir anda ayağa fırladım. Aklıma çok korkunç ve gerçek bir şey gelmişti. Yani biz bu sene bayramın ilk gününden köye gitmeyi planlıyorduk - Ben değil annemler planlıyordu, ben de katılmak zorunda kaldım. - Ben köye ne kadar geç gidersek o kadar iyi derim her zaman. Neden mi ? Çünkü orada İNTERNET YOK! Yani var ama genelde çoğu evde yoktur varsa da kablolu. Bu da interneti olan evin dışına çıkınca hayatım biter demek. 

Biraz daha düşündüm, internet olmasa ne olur ki yani? Zaten en fazla iki gün kalırız.Sonra aklıma blogum geldi. Yani internet olmadığı süreler yayın giremeyeceğim aklıma geldi. Çok üzüldüm valla. Sonra sağ olsun annem de ikinci darbeyi indirip orada en az dört gün - Hatta daha fazla da olabilir- kalacağız dedi. Ben de hiç gitmek istemedim doğrusu. Ama yapabileceğim bir şey olmadığını öğrendim. Baksanıza artık çıkar yolu yoktu köye gitmememin. Sabahın yedisinde kaldırılmıştım bile...

Neyse . Ben size veda etmeye geldim. Hiç istemiyorum aslında gitmeyi ama gitmek zorundaymışım. O yüzden size bu yazıyı yazıyorum. Görüşürüz dostlarım. Beni çok özleyin. En kısa sürede gelmeyi planlıyorum - Yani oraya gidince her gitme konusu açıldığında gidelim diye destekleyeceğim. Tek yapabildiğim bu çünkü :( -  

Evin içinden sucuk kokuları geliyor ve her nefes aldığımda bu koku içimi yakıyor. Bu da boruların çaldığını yani gitme vaktinin geldiğinin habercisi, çünkü annem az sonra kahvaltı hazır diye bağırmaya başlar. Bari o bağırmadan gidiyim de acısız olsun gidişim ..
Bu arada internete girebileceğim bir yer bulursam tabi kide size döneceğim
bebeklerim.

Evet . Herhalde saat on iki gibi gideriz. Ben de boş durmayayım deyip ellerimdeki mavi ojeleri silip sarı fosforluları sürdüm. Ayağımda mavi ojeler kaldı. Onları da sarı yapardım ama uşendim. Büyük ihtimal gidene kadar her zaman üşeneceğim ve ellerim sarı ayaklarım mavi öjeli olarak dolaşacağım. Neye ya böylede güzel. Beni seven böyle sevsin :)

Not : Resimler neden bu kadar çok hüzünlü ve aldatılmış olduğum bir zamanda yazdığım bir resme koyulabilecek kadar karamsar hiç bilmiyorum. Ama bu da karamsar bir konudur herhalde. Ucundan..

Bu arada bayramınız mubarek olsun bebeklerim..

Nazlı ben bu arada .