başlığa aldanmamak gerek yazı hiç de yüs puanlık değil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
başlığa aldanmamak gerek yazı hiç de yüs puanlık değil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Şubat 2014 Salı

YÜS PUAN YAZISI

Her şey son sınıf öğrencisinin koridorda bir yirmilik bulması ile başladı. Okul koridorunda gördüğü yirmiliği eğilip aldıktan sonra bu yirmiliğin az önce koridordan geçen okul müdürüne ait olduğunun farkına vardı. Ona vermek istedi ama müdür merdivenlerden inmişti bile. Son sınıf öğrencisi okul müdürünün arkasından bu parayı vermeye gidemezdi, buna zamanı yoktu. Bu parayı götürüp iki saat durumu açıklayana kadar üç soru çözebilirdi, onun test çözmesi gerekiyordu zira o binlerce üç sene boyunca yatmış ve son sene sınava çalışmaya başlamış yaşıtından sadece biriydi. Hemen parayı yanında bir bayan hocası tarafından bilekliğine laf edilen Beyza'ya uzattı. 

Zavallı Beyza'nın öğretmeni bilekliği çıkarmasını istediği gibi okul kıyafetine uymadığını da söylüyordu. Pes yani pes, sanki okul formasına herhangi bir şey yakışabilirmiş gibi konuşuyordu dengesiz öğretmen, okul formasının en önemli özelliği kendisiyle hiçbir şeyin  uyumlu olmamasıydı.

Beyza, son sınıf öğrencisinin durumunu daha önceden bildiği için "Sen niye götürmüyon abi yaa" demeden aldı parayı, gitti müdürün yanına, uzattı parasını. Müdür paranın kendine ait olmadığını söyledi. Hem zaten bulma mal da haram diye ekledi müdür. Sanki daha önce hiç okul aidatlarından cebe indirmemiş gibi ne de güzel söylemişti "Almam ben bunu haram." diye. Hayır yirmi liraydı yani, alsa ne olurdu, zavallı Beyza'yı uğraştırıyordu. Beyza bu parayı ne yapması gerektiğini sordu. Müdür de "Müdür yardımcısına götür şimdi kızım sen onu, nerede bulduğunu da söyle, eğer sahibi gelip aramazsa parayı okul aile birliğine bağışlarız."

Okul müdürü yemekhanede üzerine tepsi devirdiği günden beri şapşik biri olarak hatırladığı Beyza'yı yirmilik olayından sonra ahlaklı bir öğrenci olarak tekrar tanıdı. Oysa ki Beyza bu sıfatı hak edecek hiçbir şey yapmamıştı. (Şapşik birisi sıfatından bahsetmiyorum, onu hak edecek birçok şey yapmıştı.) Fakat Beyza okul müdürüne aslında sandığı gibi biri olmadığını asla söylemedi, hatta bu sayede bazen yemekhaneye arkadaşlarından ayrı gidip, sıraya müdür ile muhabbet ederken girip bir güzel kaynadıktan sonra tepsisini alıp arkadaşlarının yanına gidiyordu. Beyza okul müdürü ile kanka olmayı seviyordu.

Beyza Nur